İçeriğe geç

Bir de akıl gücü vardır. Bu akıl gücünün ifratında diyalektik ve kuru mantık yapılır. Kitleler yanlış yollara sürüklenip götürülür, insanlık dalâlete atılır, yığın yığın yalanlar söylenir.. kitleler de şuursuz, hissiz katı cisimler gibi bunların arkalarından sürüklenir gider. Tadil edilmemiş bu mantık, aldatmada kullanılan bir mantıktır. Selim ve insaflı bir mantık sahibi kimse ise “Sözlerimi mihenge vurun; eğer yanlış ve kötü çıktıysa bana havale edin.” diyerek gerçek mantığın ne işe yaradığını, mantığın tarik-i müstakîmini ve mantıkta doğru yolu tayin etmektedir. Mantığın bir de tefriti vardır. Evet, en basit meseleleri anlamama, akılsızlık ve bunaklık, mantığın tefritidir. Ve mantığın orta şekline gelince; kimseyi aldatmaz, kandırmaz, iyiyi kötü, kötüyü iyi göstermez; nasılsa, hangi fıtrata sahipse öyle görünmeye çalışır. Bu da mü’minin yoludur ki, Kur’ân’da: اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ derken, bizim de günde kırk defa Allah’tan istediğimiz bu yolu kasteder.

f. Tabiata Bakış ve Sırat-ı Müstakîm

193