• Hem hiç mümkün müdür ki, sonsuz güzelliğe sahip bir Zât, güzelliğinin inceliklerini, latifelerini birtakım aynalarda görmek ve göstermek istemesin! Yani o Zât, isimlerinin güzelliklerini sevgili bir resûl vasıtasıyla gösterir. O resûl hem O’nun sevgilisidir, kulluğuyla kendini o Zât’a sevdirir, O’nun güzelliklerine ayna olur; hem de elçisidir, O’nu mahlûkatına sevdirir.
• Hiç mümkün müdür ki, benzeri olmayan mucizelerle, hayret verici ve kıymetli şeylerle dolu hazinelerin sahibi o Zât, ehil bir söz ustası ve mükemmel bir tarif edici vasıtasıyla gizli, kusursuz vasıflarını herkesin nazarına sunmayı dilemesin!
• Hiç mümkün müdür ki, bu kâinatı, bütün isimlerinin kemâlini bildiren eşsiz varlıklarla donatarak seyir için, hayret verici ve ince sanatlarla süslenmiş bir saraya benzetsin de ona bir rehber tayin etmesin!
• Hiç mümkün müdür ki, şu kâinatın sahibi, onun yaratılışındaki ve yıkılıp yeniden kurulacak olmasındaki gayenin ne olduğunu, anlaşılması zor sırrını ve mevcudatla alâkalı “Nereden? Nereye? Necisin?” gibi üç zor sorunun cevabını bir elçi vasıtasıyla haber vermesin!
• Hiç mümkün müdür ki, şuur sahiplerine kendini bu güzel, sanatlı varlıklarla tanıtan ve kıymetli nimetlerle sevdiren Sâni-i Zülcelâl, buna karşılık rızasının ve onlardan isteklerinin ne olduğunu bir elçiyle bildirmesin!
• Hiç mümkün müdür ki, insanı şuuruyla pek çok şeye müptela, kabiliyetleriyle engin bir kulluğa hazır surette yaratıp da onun yüzünü bir rehber vasıtasıyla kesretten vahdete, yani insanı Yaratıcısından uzaklaştıran sayısız varlıkların bulunduğu âlemden O'nun birliğine çevirmek istemesin!
Daha bunlar gibi pek çok peygamberlik vazifesi var ki, hepsi ulûhiyetin peygambersiz olamayacağına kesin birer delildir.
Acaba âlemde şu vasıflara ve vazifelere Hazreti Muhammed’den (aleyhissalâtü vesselam) daha ehil ve bütün bu sıfatları kendinde toplayan bir insan ortaya çıkmış mıdır? Zaman, peygamberlik rütbesine ve tebliğ vazifesine ondan daha lâyık, daha uygun bir kimseyi göstermiş
Dipnotlar
- Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), bir rehber olarak gönderildiğini buyurmaktadır: İbn Mâce, mukaddime 17; Dârimî, mukaddime 32; et-Tayâlisî, el-Müsned s. 298; İbnü’l-Mübârek, ez-Zühd s. 488.