Otuz İkinci Söz
Bu söz üç mevkıftan, yani duraktan oluşur.
Yirmi İkinci Söz’ün Sekizinci Lem’asını izah eden bir ilavedir. Şu âlemdeki varlıkların Cenâb-ı Hakk’ın birliğine şahitlik ettikleri elli beş lisandan (ki Katre Risalesi’nde onlara işarette bulunulmuştu) birinci lisanın bir tefsiridir. Ve لَوْ كَانَ فِيهِمٓا اٰلِهَةٌ إِلاَّ اللّٰهُ لَفَسَدَتَا ayetinin pek çok hakikatinden temsil sureti giydirilmiş bir hakikattir.
Birinci Mevkıf
فِيهِمٓا اٰلِهَةٌ إِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَا
لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْي۪ وَيُمِيتُ وَهُوَ حَيٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ وَإِلَيْهِ الْمَصِيرُ
Bir Ramazan gecesinde tevhidi, Allah’ın birliğini ifade eden şu beyanın on bir cümlesinin her birinde bir tevhid mertebesi ve müjde bulunduğunu ve o mertebelerden yalnız لَا شَرِيكَ لَهُ sözündeki mânâyı herkesin anlayacağı basit bir temsille, hayalî bir münazara tarzında,
Dipnotlar
- “Eğer gökte ve yerde, Allah’tan başka ilahlar bulunsaydı oraların nizamı bozulurdu.” (Enbiyâ sûresi, 21/22)
- “Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir. Ortağı yoktur. Mülk tamamen O’nundur. Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet O’na mahsustur ve O’na lâyıktır. Hayatı veren de, alan da O’dur. O, ezelî ve ebedî hayat sahibidir. Bütün iyilikler O’na aittir; O, yapılan her hayrı kaydeder ve karşılığını verir. O’nun her şeye gücü yeter ve hiçbir şey O’na ağır gelmez. Dönüş yalnız O’nadır.” (Bkz. Tirmizî, deavât 36; Nesâî, menâsik 163; İbni Mâce, ticârât 40, menâsik 84).
- Ortağı yoktur.