İçeriğe geç
Sözler

delilleriyle bilen ve varlığın perde arkasını keşfen gören zâtlar, insanın kalb cüzdanındaki, akıl defterindeki latifelerinin, his ve kabiliyetlerinin tamamen ebedî saadeti kazanmak için verilmiş ve insanın orası için donatılmış olduğunda birleşirler.

Mesela, aklın bir hizmetkârı ve tasvircisi olan hayal gücüne dense ki, “Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilecek, fakat sonunda mutlak hiçliğe gömüleceksin.” Vehim aldatmamak, nefsi karışmamak şartıyla “Oh” yerine “Ah” diyecek ve elem çekecektir.

Demek, fâni olan en büyük şey, insanın en küçük latifesini doyuramıyor. İşte insandaki bu kabiliyet ve onun ebediyete uzanmış emelleri, kâinatı kuşatan fikirleri, ebedî saadetin türlü lezzetlerine dönük arzuları, insanın bâki bir âlem için yaratıldığını ve oraya gideceğini gösterir. Bu dünya onun için bir misafirhane ve ahiretin bekleme salonudur.

On İkinci Hakikat

Peygamberlik ve vahiy kapısıdır. “Bismillahirrahmanirrahîm”in cilvesidir.

Hiç mümkün müdür ki, bütün peygamberlerin mucizeleriyle sözünü doğruladıkları, bütün evliyanın keşif ve kerametleriyle davasını tasdik ettikleri ve bütün asfiyanın araştırmalarıyla doğruluğuna şehadette bulundukları Resûl-u Ekrem’in (sallallahu aleyhi ve sellem) hakikat olarak meydana gelmiş binlerce mucizesine dayanıp bütün kuvvetiyle ve kırk yönden mucize olan Kur’an-ı Hakîm’in şüphe götürmez binlerce ayetine istinat ederek bütün kesinliğiyle açtığı ahiret yolunu ve cennet kapısını, sinek kanadı kadar kuvveti bulunmayan boş vehimler kapatabilsin!

***

Ölümden sonra diriliş, temelleri öyle sağlam bir hakikattir ki, yerküreyi kaldıracak, tutup atacak bir kuvvetin bile onu sarsamayacağı geçen “Hakikat”lerden anlaşıldı. Zira o hakikati Cenâb-ı Hak bütün isim ve sıfatlarının gereği olarak sapasağlam bir şekilde yerleştiriyor, Resûl-u Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) bütün mucizeleri ve delilleriyle doğruluyor, Kur’an-ı Hakîm bütün hakikatleri ve ayetleriyle ispatlıyor ve şu kâinat, bütün yaratılış kanunları ve hikmetli işleyişiyle ona şahitlik ediyor.

117