قَالَ مَنْ يُحْيِ الْعِظَامَ وَهِيَ رَمِيمٌقُلْ يُحْيِيهَا الَّذِۤي أَنْشَأَهٓا أَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ
يآ أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌيَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّاۤ أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارٰى وَمَا هُمْ بِسُكَارٰى وَلٰكِنَّ عَذَابَ اللّٰهِ شَدِيدٌ
اَللّٰهُ لٰٓا إِلَهَ إِلَّا هُوَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلٰى يَوْمِ الْقِيَامَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ وَمَنْ أَصْدَ قُ مِنْ اللّٰهِ حَدِيثًا
إِنَّ الْأَبْرَارَ لَفِي نَعِيمٍوَإِنَّ الْفُجَّارَ لَفِي جَحِيمٍ
إِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَاوَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَاوَقَالَ الْإِنْسَانُ مَا لَهَايَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَابِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحٰى لَهَايَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِّيُرَوْا أَعْمَالَهُمْفَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُوَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
الْقَارِعَةُمَا الْقَارِعَةُوَمٓا أَدْرَاكَ مَا الْقَارِعَةُيَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِوَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِفَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُفَهُوَ فِي
Dipnotlar
- “(Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misal fırlattı Bize:) ‘Çürümüş vaziyetteki o kemikleri kim diriltecek!’ diye. De ki: Onları ilk defa inşa eden diriltir, hem O her türlü yaratmayı bilir.” (Yâsîn sûresi, 36/78-79)
- “Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Gerçekten kıyamet saatinin depremi müthiş bir olaydır. Onu göreceğiniz gün... Çocuğunu emziren anne, dehşetten çocuğunu unutup terk eder. Hamile olan her kadın ceza günü çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş olmuş görürsün, halbuki gerçekte onlar sarhoş değildirler. Fakat Allah’ın azabı pek çetindir.” (Hac sûresi, 22/1-2)
- “Allah, o hak Mabud’dur ki kendisinden başka ilah yoktur. Kıyamet günü hepinizi bir araya toplayacaktır. Bunda hiç şüphe yoktur. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?” (Nisâ sûresi, 4/87)
- “İyi ve hayırlı insanlar Naîm cennetinde, nimetler içindedirler. Yoldan sapan kâfirler ise ateştedir.” (İnfitâr sûresi, 82/13-14)
- “Yer o müthiş depremiyle sarsıldığı zaman... Ve yer bağrındaki ağırlıkları çıkardığı zaman... İnsan şaşkın şaşkın: “Ne oluyor buna!” dediği zaman... İşte o gün yer, üstünde olan biten her şeyi anlatır; çünkü Rabbin ona bunları vahyeder. İşte o gün bölükler halinde insanlar, kabirlerinden çıkıp Yüce Divana dururlar, ta ki yaptıklarının karşılığını görüp alsınlar. Zerre ağırlığınca hayır yapan onu bulur, zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur. ” (Zilzâl sûresi, 99/1-8)