yerleri bulunmasa, sizin Türkçülük perdesi altındaki Frenk meşrep hareketleriniz milli hamiyetten sayılabilirdi. O zaman benim gibi dünya hayatına az kıymet veren, ırkçılık fikrini frengi illeti gibi bir hastalık gören, gençleri gayrimeşru keyif ve heveslerden men etmeye çalışan, başka memlekette dünyaya gelmiş bir adam hakkında, “O Kürt’tür, arkasına düşmeyiniz.” diyebilirdiniz ve bunu demeye hakkınız olurdu.
Fakat madem Türk adı altındaki şu vatan evladı, daha önce ifade edildiği gibi, altı kısımdır. Beş kısma zarar vermek, onların keyfini kaçırmak ve yalnız bir tek kısma geçici, dünyevî ve sonu uğursuz bir keyif sağlamak, belki onları sarhoş etmek elbette Türk milletine dostluk değil, düşmanlıktır. Evet, ben ırkça Türk sayılmıyorum fakat Türklerin takva sahibi olanlar, musibete uğramışlar, ihtiyarlar, çocuklar, zayıflar ve fakirler zümresi için bütün kuvvetimle, tam bir şevkle, şefkatli bir şekilde, kardeşçe çalışmışım ve çalışıyorum. Altıncı kısım olan gençleri de dünya hayatını zehirleyecek, ahiret hayatını mahvedecek ve bir saat gülmeye bedel bir sene ağlamayı netice veren gayrimeşru hareketlerden vazgeçirmek istiyorum. Yalnız bu altı yedi sene değil, belki yirmi senedir Kur’an’dan alıp Türkçe neşrettiğim eserler meydandadır. Evet –Allah’a hamdolsun– Kur’an-ı Hakîm’in nurlar madeninden alınan eserlerle, ihtiyarların en çok istedikleri nur gösteriliyor. Musibete uğramışlara ve hastalara panzehir gibi en faydalı ilaçlar, Kur’an’ın kutsî eczanesinde gösteriliyor... İhtiyarları en çok düşündüren kabir kapısının rahmet kapısı olduğu, idam kapısı olmadığı o Kur’an nurları ile gösterildi… Çocukların nazik kalblerinde sayısız musibete ve zararlı şeylere karşı gayet kuvvetli bir dayanak noktası, sınırsız emel ve arzularını tatmin edecek bir yardım kaynağı Kur’an-ı Hakîm’in madeninden çıkarıldı, gösterildi ve ondan bilfiil faydalanmaları sağlandı… Ve fakirler, zayıflar zümresini en çok ezen, üzen hayatın ağır yükümlülükleri Kur’an-ı Hakîm’in iman hakikatleriyle hafifletildi.
İşte bunlar Türk milletinin altı kısmından beşidir; menfaatleri için çalışıyoruz. Altıncı kısım, gençlerdir. Onların iyilerine karşı ciddi kardeşlik hissimiz var. Senin gibi dinsizlerle hiçbir şekilde dostluğumuz yok! Çünkü dinden çıkanları ve Türk milletinin iftihar ettiği bütün hakiki unsurları taşıyan İslam milletinden ayrılmak isteyenleri Türk saymıyor, Türk perdesi altına girmiş Frenk olarak görüyoruz! Yüz bin defa