İçeriğe geç

olan o meydanın defterlerine ve levhalarına gönderiliyor. İleride meydan açıldığı vakit, sakinlerini de yine o meydana dökecek, o manevî neticeler de gaybda iken görünür hale gelecektir.

Evet, yerküre bir tarla, bir çeşme, bir ölçek hükmünde, o büyük meydanı dolduracak kadar mahsul vermiş.. o meydanı kaplayacak varlıklar ondan akıp geçmiş.. ve orayı dolduracak sanatlı varlıklar ondan çıkmıştır. Demek, yerküre bir çekirdek, haşir meydanı ise içindekilerle beraber bir ağaç, bir sümbül ve bir mahzendir. Evet, nasıl ki parlak bir nokta, süratli hareketiyle ışıktan bir çizgi veya bir daire olur. Aynen öyle de, yerküre süratli, hikmetli hareketiyle bir varlık dairesinin belirmesine ve o dairenin neticeleriyle beraber büyük bir haşir meydanının oluşmasına vesiledir.

قُلْ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِنْدَ اللّٰهِ

اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي

Said Nursî

53