Madem bütün âlemlerin Rabbi, insanları muhatap kabul edip bütün varlıklarla konuşuyor ve Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) o yüce, izzetli hitabı insanlığa, belki bütün ruh ve şuur sahiplerine bildiriyor. İşte bütün geçmiş ve gelecek, şimdiki zaman hükmünü aldı; bütün insanlık bir mecliste, safları çeşit çeşit bir cemaat oldu, onlara o şekilde hitap ediliyor. Her bir Kur’an ayetini gayet haşmetli ve geniş bir makamdan.. gayet çok, çeşitli ve mühim muhataplarından.. sonsuz büyüklük ve celâl sahibi Mütekellim-i Ezelî’den, yani Ezelî Beyanın Sahibinden.. ve en büyük mahbubiyet, yani Allah tarafından sevilme makamının sahibi Şanlı Tercüman’ından (aleyhissalâtü vesselam) aldığı yüce bir kuvvet ve cezâlet yani tatlı söylenişiyle beraber bir heybet ve belâgat içinde, parlak hem de pek parlak bir i’caz nuru içinde gördüm. O vakit, değil bütün Kur’an; her bir sûre ya da ayet, hatta her kelimesi birer mucize hükmüne geçti, اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى نُورِ الْإِيمَانِ وَالْقُرْاٰنِ dedim. Hakikatin ta kendisi olan o hayalden نَعْبُدُ’deki “nûn” harfine girdiğim gibi çıktım ve anladım ki: Kur’an’ın değil yalnız ayet ve kelimeleri, belki “na’büdü”deki “nûn” gibi bazı harfleri de mühim hakikatlerin nurlu anahtarlarıdır.
Kalb ve hayal, o “na’büdü” kelimesindeki “nûn” harfinden çıktıktan sonra akıl karşılarına geçti, dedi ki: “Ben de hisse isterim. Sizin gibi uçamam; ayaklarım delildir. Aynı نَعْبُدُ ve نَسْتَعِينُ’de, mabud ve kendisinden yardım istenen Hâlık’a giden yolu göstermek lâzımdır ki sizinle gelebileyim.” O vakit kalbe şöyle geldi:
O hayret içindeki akla de ki: Bak, kâinattaki bütün varlıklara! Canlı olsun cansız olsun, kusursuz bir itaat ve düzenle vazife suretinde kullukları var. Bir kısmı şuursuz, hissiz oldukları halde gayet şuurlu, düzenli ve kulluğa yakışır şekilde vazife görüyor. Demek, hakkıyla ibadete lâyık bir Mabud ve her şey kesin bir şekilde emrine uyan bir Âmir-i Mutlak vardır ki, onları ibadete sevk edip çalıştırıyor.
Hem bak bütün varlıklara, bilhassa canlılara… Her birinin gayet çok ve çeşitli ihtiyaçları, hayatlarının devamı için gerekli sayısız, türlü istekleri var; en küçüğüne bile elleri ulaşmaz, güçleri yetmez. Halbuki o sonsuz talepleri ummadıkları yerden, uygun vakitte, muntazaman ellerine veriliyor ve bu, gözle görülüyor.
Dipnotlar
- Bize ihsan ettiği iman ve Kur’an nuru için Rabbimize hamdolsun.