İçeriğe geç

Aynen öyle de, İslam âlemi milletlere ve topluluklara bölünmüş büyük bir ordudur. Fakat o milletlerin bin bir tane ortak yönü var: Hâlık’ları bir, Rezzak’ları bir, peygamberleri bir, kıbleleri bir, kitapları bir, vatanları bir; bir, bir, bir.. binlerce bir... İşte bu kadar bir; kardeşliği, muhabbeti ve birliği gerektiriyor. Demek, milletlere ve topluluklara ayrılma, ayetin ilan ettiği gibi, karşılıklı tanışmak ve yardımlaşmak içindir; bir diğerini inkâr etmek ve düşmanlık için değil.

Üçüncü Mesele

Milliyetçilik fikri şu asırda çok ileri gitmiş. Bilhassa aldatıcı Avrupa zalimleri bunu Müslümanların içinde menfi bir şekilde uyandırıyor ki onları parçalayıp yutsunlar. Hem milliyetçilik fikrinde nefsanî bir zevk, gaflet veren bir lezzet ve uğursuz bir kuvvet var. Onun için şu zamanda toplum hayatıyla meşgul olanlara “Milliyetçilik fikrini bırakınız.” denmez. Fakat milliyetçilik iki kısımdır:

Bir kısmı menfidir, uğursuz ve zararlıdır. Başkasını yutmakla beslenir, diğerlerine düşmanlıkla devam eder, uyanık davranır. Bu ise husumete ve karışıklığa sebeptir. Onun için hadis-i şerifte şöyle buyrulmuş: اَلْإِسْلَامِيَّةُ جَبَّتِ الْعَصَبِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةَ .Kur’an’da da şöyle ferman ediliyor:

إِذْ جَعَلَ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي قُلُوبِهِمُ الْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ فَأَنْزَلَ اللّٰهُ سَكِينَتَهُ عَلٰى رَسُولِه۪ وَعَلَى الْمُؤْمِنِينَ وَأَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ التَّقْوٰى وَكَانوُا أَحَقَّ بِهَا وَأَهْلَهَ اۚ وَكَانَ اللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا

İşte şu hadis-i şerif ve ayet-i kerime, menfi milliyetçiliği ve ırkçılık fikrini kesin bir şekilde reddediyor. Çünkü müspet ve mukaddes İslamiyet milliyeti onlara ihtiyaç bırakmıyor.

Evet, acaba hangi ırk var ki, üç yüz elli milyondur? Ve İslamiyet yerine hangi ırkçılık fikri, o fikrin sahibine bu kadar kardeşi, hem de ebedî kardeşleri kazandırabilir?

414