Zira yeryüzünün yarısını ve insanlığın beşte birini manevî saltanatı altına alarak, bin üç yüz elli sene tam bir haşmetle o manevî saltanatı devam ettirmiş.. bütün kemâl sahiplerine, bütün hakikatlerde bir “üstad-ı küll” hükmüne geçmiş.. dost ve düşmanın ittifakıyla, güzel ahlâkın en yüksek derecesine sahip olmuş.. peygamberliğinin başlangıcında tek başına bütün dünyaya meydan okumuş.. her dakika yüz milyondan fazla insanın sürekli virdi olan Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan’ı göstermiş bir zât, elbette o seçkin ferttir, ondan başkası olamaz. O, bu âlemin hem çekirdeği hem meyvesidir.
عَلَيْهِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ أَنْوَاعِ الْكَائِنَاتِ وَمَوْجُودَاتِهَا
İşte böyle bir zâtın mevlidini ve miracını dinlemenin, yani yükselişinin başlangıcını ve sonunu işitmenin, manevî tarihçe-i hayatını bilmenin o zâtı kendine üstad, efendi, imam ve şefaatçi kabul eden müminler için ne kadar zevkli, iftihar edilecek, nurlu, neşeli, hayırlı, yüce bir dinî müsamere olduğunu anla!..
Ya Rab! Habib-i Ekrem (aleyhissalâtü vesselam) hürmetine ve ism-i âzam hatırına, şu risaleyi neşredenlerin ve arkadaşlarının kalblerini iman nurlarına mazhar, kalemlerini Kur’an’ın sırlarına naşir eyle ve onlara sırat-ı müstakîmde istikamet ver, âmin…
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَاۤ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
اَلْبَاقِي هُوَ الْبَاقِي
Said Nursî
Dipnotlar
- Her şeyiyle, herkesin üstadı, örneği.
- Ona, âl ve ashabına kâinattaki âlemlerin ve varlıkların sayısınca salât ve selam olsun.
- Gece toplantısı.
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32)
- Kendinden başka her şeyin fâni olduğu gerçek Bâki, Allah’tır.