İçeriğe geç

ümidindeyim.

Evet, Risale-i Nur talebelerinin kalbi, aklı ve ruhu böyle aşağı, zararlı, süflî şeylere tenezzül etmez. Fakat nefs-i emmare herkeste bulunur. Bazen nefsanî hisler damarlara karışır; kalbe, akla ve ruha rağmen hükmünü bir derece yerine getirir. Sizlerin kalbinizi, ruhunuzu ve aklınızı itham etmem. Risale-i Nur’un tesirine dayanarak size güveniyorum. Fakat nefis, geçici hevesler, hisler ve kuruntular kimi zaman insanı aldatıyor. Onun için bazen şiddetli ikaz ediliyorsunuz. Bu şiddet nefse, geçici heveslere, hislere ve kuruntulara yöneliktir; tedbirli davranınız.

Evet, eğer mesleğimiz şeyhlik olsaydı, bir tek makam veyahut belli makamlar bulunurdu. O makamlara farklı kabiliyetler aday olurdu. Gıpta sebebiyle bencillik ortaya çıkabilirdi. Fakat mesleğimiz kardeşliktir. Kardeş kardeşe baba olamaz, rehber tavrı takınamaz. Kardeşlikte makam geniştir; gıpta yüzünden birbirine sıkıntı vermenin yeri yoktur. Olsa olsa, kardeş kardeşe yardım eder, onun hizmetini tamamlar. Bir baba ya da rehber tavrı takınılan meşreplerde, gıptanın sebep olduğu sevap hırsı ve daha çok gayret gösterme isteği yüzünden çok zararlı ve tehlikeli neticelerin meydana geldiğine delil, tarikat ehlinin o kadar mühim ve büyük kemâlâtına ve faydalarına rağmen ayrılıkların ve rekabetin doğurduğu vahim neticelerdir. Onların o büyük, kutsî kuvvetleri bid’at rüzgârlarına dayanamıyor.

Üçüncü Sebep: Korku ve açgözlülüktür. Bu, başka bir kısım mânilerle beraber Hücumât-ı Sitte’de tamamen izah edildiği için ona havale edip merhametlilerin en merhametlisi olan Cenâb-ı Hak’tan bütün güzel isimlerini şefaatçi yaparak bizleri tam ihlâsa eriştirmesini diliyoruz. Âmin…

اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ الْإِخْلَاصِ اجْعَلْنَا مِنْ عِبَادِكَ الْمُخْلِصِينَ الْمُخْلَصِينَ اٰمِينَ اٰمِينَ

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

240