ağacının başındaki tek meyve olan kendi cenazesine bakabilir. Bu şekilde yalnız kendi ölümünü gördüğü gibi, bir parça öbür tarafa gitse asrının ölümünü de görür. Biraz daha gitse dünyanın ölümünü seyreder, tam ihlâsa giden yolu açar.
İhlâsı kazanmanın ve korumanın ikinci yolu: Tahkik ve delillerle elde edilen imanın kuvvetiyle ve Yaratıcı’yı bilmeyi netice veren, varlıklardaki sanatı gösteren imanî tefekkürün parıltılarıyla O’nun huzurundaymış gibi bir şuur kazanıp Hâlık-ı Rahîm’in her yerde hazır ve nâzır olduğunu düşünmek, O’ndan başkasının alâkasını aramamaktır. Böylece insan, O’nun huzurunda başkalarına bakmanın, başkalarından medet ummanın o huzurun edebine aykırı olduğunu düşünerek riyadan kurtulur, ihlâsı kazanır. Her neyse... Bunun pek çok derecesi, mertebesi var. Herkes kendi hissesine göre ne kadar istifade edebilirse kârdır. Risale-i Nur’da insanı riyadan kurtaracak, ona ihlâsı kazandıracak pek çok hakikat anlatıldığından burada kısa kesiyoruz.
İhlâsı kıran ve insanı riyaya götüren pek çok sebepten üç tanesini kısaca beyan edeceğiz:
Birinci Sebep: Maddî menfaatler yüzünden ortaya çıkan rekabet, yavaş yavaş ihlâsı kırar. Hizmetin neticesini zedeler. O maddî menfaatlerin de elden kaçmasına sebep olur.
Evet, bu millet hakikat ve ahiret için çalışanlara daima hürmet ve yardım arzusu beslemiştir. Onların hakiki ihlâslarına ve sadakatli hizmetlerine bir yönden bilfiil katılmak niyetiyle maddî ihtiyaçlarını karşılamakla meşgul olmuş, vakitlerini ziyan etmemeleri için sadaka ve hediye gibi maddî desteklerle kendilerine yardım edip hürmet göstermiştir. Fakat bu yardım ve hürmet istenmez, belki verilir. Hatta kalben arzu edip hal diliyle dahi beklenmez, belki umulmadığı halde verilir. Yoksa ihlâsı zedeler ve insan وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَاتِي ثَمَنًا قَلِيلا ayetinin yasakladığı hususa yaklaşır, ameli kısmen yanar.
İşte bu maddî menfaat beklentisi neticesinde ve bencilliği yüzünden nefs-i emmare, o menfaati başkasına kaptırmamak için hakiki bir kardeşine ve o hususi hizmette arkadaşına karşı rekabet damarını
Dipnotlar
- “Ayetlerimi az bir fiyatla, yani dünya menfaati karşılığında satmayın.” (Bakara sûresi, 2/41).