uyandırır. İhlâs zedelenir, hizmette kutsiyet kaybolur. İnsan, hakikat yolundakilerin nazarında çirkin bir hale düşer; maddî menfaatini de kaybeder. Her neyse... Bu hamur çok su götürür, kısa kesip yalnız hakiki kardeşlerim arasında ihlâs sırrını ve samimi ittifakı kuvvetlendirecek iki misal söyleyeceğim.
Birinci misal: Ehl-i dünya, hatta bir kısım siyasetçiler, toplum hayatının önde gelenleri ve komiteler, büyük bir servet ve şiddetli bir kuvvet elde etmek için mallarda ortaklık düsturunu kendilerine rehber edinmişlerdir. Böylece onlar, bütün suiistimallere ve zararlarına rağmen, müthiş bir kuvvet ve menfaat elde ederler. Halbuki birçok zararının yanında, ortaklıkta malların mahiyeti değişmez. Gerçi bir bakıma, görünüşte her biri malların tamamına sahiptir, fakat onlardan istifade edemezler. Her neyse... Bu ortaklık düsturu, ahireti kazanmak için yapılan amellere uygulansa, zararsız ve büyük bir menfaate vesile olur. Çünkü bütün amellerin sevabı, onlara ortak olan her bir ferdin eline tamamen geçer, bu sırrı taşır.
Nasıl ki dört-beş adamdan –ortak olmak niyetiyle– biri gazyağı, biri fitil, biri lamba, biri şişe, biri de kibrit getirip bir lambayı yaksa, her biri ışığa tam sahip olur. O ortaklardan her birinin duvarda büyük bir aynası varsa, ışık o aynaların hepsine odayla beraber noksansız şekilde, bölünmeden akseder.
Aynen öyle de, ahiret için işlenen amellerde ihlâs sırrıyla ortaklıktan, kardeşlik sırrıyla dayanışmadan ve birlik sırrıyla mesai ortaklığından elde edilen bütün sevap ve nurun, o işe katılanların her birinin amel defterine eksiksiz yazılacağına, hakikat ehli şahittir. Bu bir hakikattir, Cenâb-ı Hakk’ın engin rahmetinin ve kereminin gereğidir.
İşte, ey kardeşlerim! Maddî menfaatler inşallah sizi rekabete sevk etmeyecek. Fakat ahirete ait menfaatler noktasında bir kısım tarikat ehli aldandığı gibi, sizin de aldanmanız mümkündür. Oysa şahsî, az bir sevap nerede; verilen misaldeki gibi amellerde ortaklık vesilesiyle kazanılan sevap ve nur nerede?
İkinci misal: Zanaatkârlar, uğraşlarının neticesini artırmak için ortaklaşa çalışır, mühim bir servet elde ederler. Mesela, dikiş iğneleri yapan on adam, ayrı ayrı yapmaya çalışmışlar. O şahsî çalışmanın ve