İçeriğe geç

Gaflet içindeki ehl-i dünya ise yalnız dünya hayatını düşündüklerinden, bütün hisleriyle, cân-ı gönülden, şiddetli bir şekilde dünya hayatına ait meselelere sarılır ve o meselelerde kendilerine yardım edene sımsıkı yapışırlar. Beş yüz lira kıymetindeki vakitlerini –divane olmuş elmas tüccarı bir Yahudinin beş kuruşluk cam parçasına beş lira fiyat vermesi gibi– hakikat noktasında beş para etmeyen ve hak ehlinin on kuruş kıymet vermediği meselelere harcarlar. Elbette bir şeye bu kadar kıymet verip şiddetli bir hissiyatla sarılmak –bâtıl yolda bile– samimi bir ihlâs olduğundan, o meselede başarı elde eder ve hak yolundakilere üstünlük sağlarlar. Bu üstünlük neticesinde hak ehli zillete, mahkûmiyete, yapmacıklığa ve riyaya düşüp ihlâsı kaybeder. O namert, gayretsiz, hamiyetsiz, sadece dünyayı gaye edinmiş bir kısım insanlara dalkavukluk etmeye mecbur kalır.

Ey hak yolundakiler! Ey dinin emirlerini yerine getiren, hakikat ehli olan, tarikat yoluna mensup hakperestler! Bu müthiş hastalığa karşı birbirinizin kusurunu görmeyip bir diğerinizin ayıbı karşısında gözünüzü yumunuz! وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا Kur’an ahlâkı ile edepleniniz! Dış düşmanın hücumu sırasında kendi aranızdaki münakaşaları bırakıp hak yolundakileri alçalmaktan ve zilletten kurtarmayı ahirete ait birinci ve en mühim vazife kabul ediniz! Yüzlerce ayetin ve Resûl-u Ekrem’in hadislerinin şiddetle emrettiği kardeşlik, sevgi ve yardımlaşmayı yerine getirip yol arkadaşlarınızla ve dindaşlarınızla ehl-i dünyadan daha şiddetli bir şekilde, bütün hissiyatınızla ittifak sağlayınız, ayrılığa düşmeyiniz. “Kıymetli vaktimi böyle küçük meseleler için sarf etmektense zikir ve tefekkür gibi kıymetli şeylerle değerlendireceğim.” deyip bir kenara çekilmek suretiyle ittifakı zayıflatmayınız.

225