İçeriğe geç

Sanki kıyametin kopmasına kadar yaşayacakmış gibi, yalnız ondan korkuyorsun. Aklını başına al. Sen ve hususi dünyan, daima gelip geçicilik ve fânilik darbesine maruzsunuz. Hislerinde böyle yanılman ve kendini aldatman şu misaldekine benzer:

Bir adam elindeki aynayı bir eve, bir şehre veya bahçeye doğru tutsa o aynada misalî bir ev, bir şehir, bir bahçe görünür. Ayna çok basit, küçük bir hareketle değişse ya da kırılsa aynadaki o evde, şehirde veya bahçede karışıklık meydana gelir. Aynanın dışındaki hakiki evin, şehrin ve bahçenin varlığının devam etmesi o adama fayda sağlamaz. Çünkü onun aynadaki evi, şehri veya bahçesi ancak aynanın gösterdiği kadardır.

İşte, senin hayatın, ömrün bir aynadır. Senin dünyanın direği, aynası ve merkezi hayatındır, ömründür. O evin, şehrin veya bahçenin yok olması her dakika mümkün, harap olması her dakika muhtemel olduğundan, her an başına yıkılacak ve senin kıyametini koparacak bir vaziyettedir. Madem öyledir, hayatına ve dünyana çekemeyecekleri, kaldıramayacakları yükleri yükleme!..

Dördüncü Nota

Bil ki: Mühim ve kıymetli şeyleri çoğu defa aynıyla yeniden diriltmek Hakîm Yaratıcının kanunudur. Yani çoğu şeyi misliyle tazeliyor, mevsimlerin ve asırların değişmesinde kıymetli, mühim şeyleri aynen tekrar yaratıyor. Her gün, her sene ve her asırda şahit olunan yeniden dirilişlerde Allah’ın bu kanunu çoğu kez ve muntazaman görülüyor.

İşte bu sabit kanuna dayanarak deriz ki: Madem ilimlerin ittifakı ve şehadetiyle yaratılış ağacının en mükemmel meyvesi insandır. Ve madem varlıklar içinde en mühimi, en kıymetlisi insandır; onun bir ferdi, hayvanların bütün bir cinsi hükmündedir. Elbette, o büyük haşir ve hesap gününde insanlığın her bir ferdinin aynen, cismiyle, ismiyle, suretiyle diriltileceği kesin bir sezgiyle anlaşılır.

Beşinci Nota

Avrupa felsefesi ve medeniyeti, Eski Said’in fikirlerine bir derece yerleştiği için Yeni Said’in tefekkür yolculuğu sırasında ve kalbî

171