İçeriğe geç

Öyleyse, ey kardeşlerim! Siz de hareketlerinizi size ait olmayan vazifeye göre şekillendirmek suretiyle O’nun icraatına karışmayınız ve Hâlık’ınıza karşı O’nu tecrübe eder gibi bir vaziyet almayınız!

İkinci Mesele

Kulluk, Cenâb-ı Hakk’ın emrine ve rızasına bakar. Kulluğun sebebi Allah’ın emri olması, neticesi ise O’nun rızasıdır. Meyvesi ve faydaları, ahirete aittir. Fakat asıl gaye olmamak ve kasten istenmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine ortaya çıkan, istenmeden verilen neticeler kulluğa aykırı olmaz. Belki zayıflar için teşvik edici ve tercih ettirici olur. Eğer dünyaya ait faydalar ve menfaatler kulluğun, virdin veya zikrin sebebi veya sebebin bir kısmı olursa kulluğu kısmen iptal eder. Belki hususi faydaları bulunan o virdi neticesiz bırakır.

İşte bu sırrı anlamayanlar, mesela yüz hususi faydası bulunan Evrâd-ı Kudsiye-i Şâh-ı Nakşibendî’yi veya bin hususi faydası olan Cevşenü’l- Kebîr’i o faydaların bazılarını asıl maksat kabul ederek, öyle niyet ederek okuyorlar. O faydaları göremiyorlar, göremeyecekler ve görmeye hakları da yoktur. Çünkü o faydalar, şu virdlerin sebebi olamaz. Onlar kasten ve bizzat istenmez, çünkü Allah’ın bir lütfu suretinde, o hâlis virdin talepsiz neticesi olarak ortaya çıkarlar. Okuyan onları niyet ederse ihlâsı bir derece bozulur. Belki kulluktan çıkar ve kıymetten düşer. Yalnız şu kadar var ki, böyle hususi faydaları olan virdleri okumak için zayıf insanlar bir teşvik ediciye ve tercih ettiriciye muhtaçtır. O faydaları düşünüp şevke gelerek evradı sırf Allah rızası için, ahiret için okursa bu onun niyetine zarar vermez, hatta makbuldür. Bu hikmet anlaşılmadığından ve çokları, kutub zâtlardan, selef-i sâlihînden rivayet edilen faydaları görmediklerinden şüpheye düşer, hatta onları inkâr eder.

Üçüncü Mesele

طُوبٰى لِمَنْ عَرَفَ حَدَّهُ وَلَمْ يَتَجَاوَزْ طَوْرَهُ Yani, “Ne mutlu o insana ki, kendini bilir, haddini aşmaz.” Nasıl ki güneşin bir cam parçasından, bir su damlasından, bir havuzdan, denizden ve aydan gezegenlere kadar her şeyde cilveleri var. Onların her biri kabiliyetine göre güneşin

193