İçeriğe geç

Allah Resûlü bir de Hz. Ömer’e (radıyallâhu anh) sorar. O ise şu cevabı verir: “Yâ Resûlallah! Şu anda elimizdeki esirler, Mekke’nin ileri gelenleridir. Bunlar öldürülürse, bir daha küfür, belini doğrultup bizim karşımıza çıkamaz. Dolayısıyla bunların öldürülmesi gerekir. Hatta, her müslümana, kendi yakınını ver, onu bizzat o öldürsün. Ver Akîl’i, Ali (radıyallâhu anh) öldürsün.. Abdurrahman’ı ver, babası Ebû Bekir (radıyallâhu anh) öldürsün. Falan akrabamı da bana teslim et, onu da ben öldüreyim.”644

Kanaatler belli olmuştur. Sıddîk, esirlerin salınmasına, Faruk ise öldürülmesine taraftardır. Ve Allah Resûlü, önce Hz. Ebû Bekir’e (radıyallâhu anh), sonra da Hz. Ömer’e (radıyallâhu anh) teveccüh eder ve şöyle buyurur:

وإِنَّ مَثَلَكَ يَا أَبَا بَكْرٍ كَمَثَلِ إِبْرَاهِيمَ ۝ قَالَ: فَمَنْ تَبِعَنِي فَإِنَّهُ مِنِّي وَمَنْ عَصَانِي فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَحِيمٌ. ومَثَلُكَ يَا أَبَا بَكْرٍ كَمَثَلِ عِيسَى قَالَ: إِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

“Yâ Ebâ Bekir! Sen aynen atam Hz. İbrahim’e (aleyhisselâm) benziyorsun. (Nasıl ki, kavmi ona her türlü kötülüğü yapmış, hatta onu ateşe atmıştı. Hâlbuki o ellerini kaldırıp Rabbine) şöyle dua etmişti:

فَمَنْ تَبِعَنِي فَإِنَّهُ مِنِّي وَمَنْ عَصَانِي فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

‘Rabbim! Kim bana tâbi olur uyarsa o bendendir. Kim de bana isyan eder yüz çevirirse, (ne diyeyim) Sen Gafûr ve Rahîm’sin.’645

Ve yine sen İsa’ya (aleyhisselâm) benziyorsun. (Kavmi, ona her türlü eza ve cefayı reva gördü. Hâlbuki onun duası da şuydu): ‘Rabbim! ‘Eğer onlara azap edersen, onlar Senin kulların. Eğer affedersen, Azîz Sensin, Hakîm Sensin.’646647

517