İçeriğe geç

İfadeye çok dikkat etmek gerekir. Hz. İbrahim için “Yalan söyledi.” denemeyeceği gibi, “kezib” tabiri de lügat mânâsı kastedilerek söylenemez. Bunlar ilk bakışta hilâf-ı vaki gibi göründüğü hâlde, biraz dikkat edilince dosdoğru sözler olduğu anlaşılacaktır ki, biz bu gibi sözlere “târiz” diyoruz.

Efendimiz, mizah yapmıştır. Ama kullandığı malzeme hep doğrudur. Meselâ, Hz. Enes’e “Ey iki kulaklı!”589 demiştir. Elbette Enes (radıyallâhu anh), iki kulaklıdır. Bir kadına “Ey kocasının gözünde ak bulunan!” demiş, kadın da “Yâ Resûlallah, benim kocamın gözünde ak yok.” karşılığını verince de, Allah Resûlü, “Her insanın gözünde ak olur.” diyerek latîfesinde söylediği doğruya işaret etmiştir. Yine yaşlı bir kadın geldi: “Yâ Resûlallah! Dua et Cennet’e gireyim.” isteğinde bulununca, Allah Resûlü latîfe ile “Yaşlılar Cennet’e giremez.” buyurdu. Kadın bu sözdeki espriyi anlayamayınca üzüldü.. ve tam ayrılacağı sırada Efendimiz, sözündeki nükteyi izah ederek, bu defa da onu sevindirdi: “Yaşlılar, Cennet’e yaşlı olarak girmeyecek, genç olarak girecekler…”590

Peygamber, espri yaparken dahi kullandığı malzemeye çok dikkat buyururlardı.. evet onların bulunduğu makamın, yalanın şakasına dahi tahammülü yoktur. Onlar, insanların önünde ve bütün hareketleriyle örnek olma mevkiindedirler. Onların söyleyeceği şaka dahi olsa, onun içinde hilâf-ı vâkî bir söz, diğer insanlara yalanın ciddisini söylemeye cesaret verir ki, bir peygamber için, böyle kötü bir örnek olmak asla söz konusu değildir.

Hz. İbrahim (aleyhisselâm), doğuştan hanîf ve put düşmanıdır. Henüz peygamber olarak vazifelendirilmediği devrede dahi o, hep putlarla ve putçulukla mücadele etmiştir. Hatta, bir gün kendi kendine karar verip, bütün putları kırıp geçirmiştir.

484