İçeriğe geç

O günün inançlarındandı ki hâdiseleri değerlendirmede, yıldızlara bakar ve onların değişik münasebetlerinde değişik hükümler çıkarırlardı. Zira, o günün telakkisine göre ilâhlar, gökte ve yıldızlar arasındaydı. İnsanlara hâkim olan da yine onların düşüncesine göre yıldızlardı. Hz. İbrahim (aleyhisselâm) de, devrin telakkisine göre yıldızlara bakar. Fakat bu bakış, sadece oradakileri ikna ve esas düşüncesini tahakkuk ettirebilmek içindi. Yoksa Hz. İbrahim (aleyhisselâm), asla kavim ve kabilesi gibi düşünüyor değildi.

Yıldızlara baktıktan sonra “Ben hastayım.” mânâsına إِنِّي سَقِيمٌ der.591 Bu, birinci hâdise ve birinci târizdir. Nasıl ve niçinini –inşâallah– izah edeceğiz. İkinci târiz de şudur: Putları kırar ve baltayı en büyüğünün boynuna asar. Kendisine “İlâhlarımıza bu işi kim yaptı?” diye sorulunca da, büyük putu gösterir ve “Belki bu! Büyükleri o, ona sorun!” der.592 Üçüncüsü ise, bizzat Kur’ân’da zikredilmez. Hanımına: “Sana kim olduğun sorulunca benim kızkardeşim olduğunu söyle!”593 buyurur. Hz. İbrahim’in (aleyhisselâm) söylediği üç târiz, bunlardan ibarettir. Şimdi, bu hâdiseleri biraz daha açalım ki, onun ismetini, bir de bu hâdiselerin çehresinde okuyalım.

1. “Ben Hastayım!”

Birinci hâdise Kur’ân-ı Kerim’de şöyle anlatılır:

وَإِنَّ مِنْ شِيعَتِهِ لَإِ بْرَاهِيمَ۝إِذْ جَۤاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ۝إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَاذَا تَعْبُدُونَ۝أَئِفْكًا اٰلِهَةً دُونَ اللّٰهِ تُرِيدُونَ۝فَمَا ظَنُّكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ۝فَنَظَرَ نَظْرَةً فِي النُّجُومِ۝فَقَالَ إِنِّي سَقِيمٌ۝فَتَوَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِرِينَ

“İbrahim de şüphesiz onun (Nuh’un) yolunda olanlardandı. Nitekim Rabbine temiz bir kalb ile geldi. İbrahim, babasına ve milletine şöyle demişti: ‘Allah’ı bırakıp, uydurma tanrılar mı istiyorsunuz? Âlemlerin Rabbi hakkındaki zannınız nedir?’ İbrahim yıldızlara bir göz attı ve ‘Ben rahatsızım.’ dedi. Onu bırakıp gittiler.”594

485