İçeriğe geç
23. Bölüm

Allah zamanla kayıtlı değildir

Soru: Allah, kâinatı ve insanları yaratmadan önce ne ile meşgul oluyordu?

Bu, şeytanın tesiriyle her insanın aklına gelebilecek bir sorudur. Bu, Allah’ın da insanlar gibi zaman ve mekânla sınırlı olduğunu düşünenlerin bir düşünce virüsüdür. Oysaki Allah, zamandan ve mekândan münezzehtir. “O, ne cisim, ne araz, ne cevher, ne de mütehayyizdir. Yemez-içmez, üzerinden zaman geçmez; tebeddülden, tagayyürden, elvân u eşkâlden münezzeh ve müberrâdır.” (İbrahim Hakkı). O’nu böyle düşünürsek, üzerinden zaman geçmediği bilinir ve sorunun da cevabı ortaya çıkar.

İnsanlar, Cenâb-ı Hakk’ın icraatları içinde belli bir yer tutarlar. Allah’ın icraatları sadece insandan ibaret değildir. İnsan ve insanın dünyası, kâinata nispetle mikroskobik bir varlık gibi kalır. Evet, eğer insan, nebulalar üstüne yükselip de yeryüzüne bakma imkânı bulsaydı, kendisinin ne kadar küçük bir varlık olduğunu görecek ve yaratıcı karşısında iki büklüm olacaktı.

İnsan, Cenâb-ı Hakk’ın sıfât ve esmâsına bir çeşit aynadır. Ancak ondan evvel de icraât-ı ilâhîye ve şe’n-i rubûbiyete aynalık yapan mahiyeti, yapı taşları farklı varlıklar vardı. Cinler ve şeytanlar vardı; Allah da onlarda azamet ve icraatını seyrediyordu. Bunların yanında ruha benzeyen, kâinatta sistemlere hükmeden ve varlıkların ruhu mahiyetinde, câzibelerin-dâfiaların, nümüv (gelişme) kanunlarının, tohumdaki ukde-i hayatiyenin temsilcisi bir kısım kanunlar vardı ki bunlar şe’n-i rubûbiyete ve Cenâb-ı Hakk’ın icraatına ayna mahiyetindedirler. Allah onlarda da Kendi icraatını müşâhede ediyordur ve etmiştir. Ve bütün bunlar yalnız hâricî âlem itibariyle Allah’ın icraatıdır.

122