İçeriğe geç
15. Bölüm

Mal edinme arzusu

Soru: İslâm’ın içinde bulunduğu durumu kendi çapımıza göre kavrayabildiğimiz hâlde, dünyada iken mal edinme arzusundan kendimizi kurtaramıyoruz. Bu konuda tavsiyeleriniz nelerdir?

Günümüzde İslâm’ın içinde bulunduğu durumun hakikat ölçülerine göre kavranması, bu yolda hizmet verme adına çok mühim bir hamle ve önemli bir adımdır. İnsanlara vazife yaptırmadan ve onlardan bir hizmet beklemeden önce, onların yapacakları işe iyice inandırılması çok mühimdir. Eğer yangının nasıl bir tehlike ifade ettiği, nasıl korkunç bir felâket olduğu idrak edilirse, işte o zaman insanlar el ele ve omuz omuza vererek o yangını söndürmeye koşarlar. Aksine insanlar yangını, normal bir manzarayı seyrediyor gibi seyrediyor ve onun arkasından doğacak tehlikeleri idrak edemiyorlarsa, onlara o korkunç yangın karşısında bir şey yaptırtmak mümkün değildir.

Burada istidradi olarak konuya farklı bir açıdan da temas etmek istiyorum. Haddizatında milletimiz için en büyük felâket, dine hizmet adına uzun bir dönem –konu bizim liyakatsizliğimiz– temsil kusurundan dolayı İslâm’ın bizim dünyamızda bir gurbet yaşaması olmuştur. Bu itibarla da –sık sık üzerinde durulması gerektiği gibi– bu milletin esasen en büyük derdi budur ve bu olmalıdır. Evet, bugün ne yazık ki insanımız, kalbî ve ruhî hayatını büyük ölçüde kaybetmiştir. Bu milletin iktisadî hayatına elli bin defa düzen verilse, diğergâmlık olmadığı, millet ve vatan düşünülmediği, şahsî menfaatler her şeyin önünde tutulduğu için –inananlar ve bu vatanı sevenler müstesna– bu memlekette arzu edilen düzen ve nizam kat’iyen sağlanamayacaktır. Eğer düzen ve nizam sağlanacaksa, bu, hasbî ve başkaları için yaşayan insanlar sayesinde gerçekleşecektir.. ve inşâallah bir gün öyle de olacaktır.

87