İçeriğe geç
52. Bölüm

İbadet şekillerindeki farklılık

Soru: Hazreti Âdem’den bu yana hak olarak gönderilen dinlerdeki ibadet şekliyle bugün bizim yaptığımız ibadet şekli arasında fark var mıdır?

Esasen ibadet şekli insanların fikir, ruh ve kalbî yapılarının terakkisine bağlı bir husustur. İbtidâî toplumlarda sıfat ve esma anlayışı daha basit seviyede olduğundan onların, Allah’ın büyüklüğünü bizim kavradığımız seviyede kavramaları düşünülemez. (“Biz” derken, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ümmetini kastediyorum.) Mesela, sizin elinizden tutup sizi bütün sistemleri görebileceğiniz bir noktaya çıkarsalar ve yine elinizden tutarak atomlar âleminin içinde gezdirseler; keza sizi kanınızın alyuvarlarına, akyuvarlarına bindirip kalbinizin çalışmasını gösterseler –ki, biz bunların hepsini günümüzün âlât ü edavatıyla görebiliyoruz. Mesela, teleskopla büyük âlemleri, mikroskopla da küçük âlemleri temaşa edebiliyoruz. Kısaca en büyük ve en küçük âlemlerde dolaşabiliyoruz– neticede de şüphesiz ki biz, Allah’ın bu icraatları karşısında O’nun büyüklüğünü her hâlde de daha şuurlu ve köklü bir irfan ve iz’âna bağlı daha engince düşünebiliyoruz.

Evet, yüksek makamları ihraz etmiş bir insanla bu tür meseleleri basit plânda ele alan bir çoban arasında büyük farklar olması kaçınılmazdır. İsrailiyat olarak nakledilen bir kıssa vardır. Bu kıssada bir çoban anlatılır. Hazreti Musa, bu çobanı şu şekilde münacat ederken görür. Çoban: “Ey kerem sahibi Allah’ım, neredesin ki sana kul olayım; çarığını dikeyim, elbiseni yıkayayım… Yüce Rabbim sana süt ikram edeyim. Bütün keçilerim sana kurban olsun.” gibi Zât-ı Ulûhiyet’e isnadı caiz olmayan sözler söyler.[1]

225