İçeriğe geç

Ancak burada aldanılabilecek bir husus da söz konusu olabilir. İnsan durup dururken istifham imal etmemeli, kendi kendine dini, akidesi ve İslâm’ın amelî yönlerine ait şüpheler üretmemelidir; evet İslâmiyet’te şüphe imal etmek caiz değildir.

Usûlî disiplinler açısından “Edille-i Şer’iye” dörttür: Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas. Allah Resûlü, Hz. Muaz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak gönderirken, “Yâ Muaz! Bir hâdise ile karşılaşırsan nasıl hüküm vereceksin?” diye sorar. Hz. Muaz, “Allah Teâlâ’nın kitabı ile yâ Resûlallah.” diye cevap verir. Resûl-i Ekrem devamla, “Ya o hâdisenin hükmünü kitapta bulamazsan?” diye sorar. Hz. Muaz, “Allah’ın Resûlü’nün sünnetine müracaat ederim.” diyerek cevap verir. Bunun üzerine Efendimiz, “Allah Teâlâ’nın kitabında ve benim sünnetimde de o hâdisenin hükmünü bulamazsan, nasıl hüküm verirsin?” diye sorunca, Hz. Muaz, “O zaman kendi içtihadımla hüküm veririm.” der.

Biz de karşımıza çıkan problemlerde bu yollara başvuracağız. Ancak durup dururken de mesele çıkarmamaya bakacağız. Zira mesele çıkaran kimsenin şeytana mel’abe olacağına kanaatimiz tamdır. Şayet inançsız kimseler veya hayat-ı içtimaiyeden kaynaklanan bir problem olursa biz ona cevap vermeye çalışacağız.

***

7