İçeriğe geç

Ayrıca şu hususu belirtmekte de yarar var: Sorulara cevap verirken bazen haksızlık yaptığım zehabına kapılıyorum. Çünkü soruların hangisinin önce, hangisinin sonra sorulduğunu karıştırıyorum. Bu haksızlığı irtikâp etmemek için kabilse sorulara birer numara koyacağım. Ondan sonra gelecek olan soruları numaraya tâbi tutacağım. Meselâ 100. soruya kadar gittiysek, sonra gelecek olan soruları ertesi haftada 101., 102. diye sıralamaya çalışacağım.

***

Bazen aralarında cevabı herkes tarafından arzu edilmeyen ve herhangi bir ilmihal kitabında da bulunabilecek sorular olmakla beraber, öyle anlaşılıyor ki, soru-cevap için bir kapı açılınca insanımız aklına gelen her şeyi soracaktır ve biz de bunu gönül hoşnutluğuyla karşılayacağız. Zira soruların içinde, hakikaten insanın nefsi ve hevası tarafından kalbine ve kafasına takılan ve çok defa bir tereddüt ifade eden ciddî ve hayatî meseleler var. İnşâallah arkadaşlarımızın da yardımıyla bu tür şüphe ve tereddütlere cevap vererek, kısmen dahi olsa kafamızı karıştıran hususlardan sıyrılmış olacağız.

Bütün bunların yanında bazılarımız bu tür soruların neden ve nereden geldiğini merak edecek, belki de menşe itibarıyla böyle bir soru sormayı zait sayacaklardır. Ancak bu kabîl sorular, sorula sorula herhâlde onların dimağlarında da bu türlü sorulara karşı hazırlık nevinden bir müktesebat oluşacak ve sonuçta bu durum onları da bu kabîl soruların cevaplarını bulmaya zorlayacak ve onları araştırmaya sevk edecektir. Dahası bu bizi bir yönüyle kütüphanelere, kitap mütalâa etmeye mecbur edecektir. Bu soruların cevabını bulabilmek için okuma ve araştırma hislerimiz tetiklenmiş olacaktır. Esasen bunların hepsi bizim dertlerimiz.

4