Ayrıca 7, 70, 700 sayıları, Arap dilinde kesretten kinaye olarak kullanılmaktadır. Üstad’ın orada yaptığı tevcihlerden biri de işte budur. Dolayısıyla “7 kat” çokluğu ifade etmek için kullanılmış olabilir. Makro âlemler için 7, normal âlemler için 700, bundan daha küçük âlemler için 7000 sayıları kesretten kinaye olarak kullanılmış olabilirler. Meseleye bu açıdan bakıldığında “yedi kat sema” tabirinden, hakikaten âlemlerin yediden ibaret olduğu zannedilmemelidir. Zaten bu, ne Kur’ân-ı Kerim’in tevcihinde (tasrihinde) ne de Üstad’ın o mevzudaki yorumunda mevzubahistir.
Burada kastedilen, görüp bildiğimiz âlemlerden başka daha pek çok âlemin bulunduğudur. Zaten Allah (celle celâluhu), Kur’ân-ı Kerim’de bu hususu tasrih etmemektedir. Fatiha sûresinde رَبِّ الْعَالَمِينَ tabiri geçmektedir. Mevzua Arapça grameri açısından bakacak olursak şunu söyleyebiliriz: اَلْعَالَمِينَ kelimesi çoğul olduğu gibi, kip olarak da cem-i kesrettir. O hâlde رَبِّ الْعَالَمِينَ ifadesinin, âlemlerin sonsuz sayıda olabileceğine işaret ettiği söylenebilir. Arapça’da cem-i kıllet için kullanılan altı adet vezin vardır. Bu altı vezin, üçten ona kadar çokluk için kullanılır. Onu aşan çokluklar için de bu altı kalıbın dışındaki kelimeler kullanılır ki “âlemîn” işte bu altı kalıp dışındadır. Bu açıdan bakıldığında “âlemîn” kelimesine ilk bakışta, bu kelimenin ifade ettiği âlemlerin yediyi aşkın olduğu söylenebilir. Çünkü bu vezin, on adedinin üstündekiler için kullanılmaktadır.
Bir de âlemîn sayısının 18 bin olduğunu söyleyenler olmuştur. Bu, belli bir dönemde bazı kişilerin sayarak söylemiş oldukları bir şey olabilir. Hatta bundan daha öte sadece insanda 18 bin âlem olduğu söylenebilir. Esasen böylesi yorumların ne Kitap’ta ne de Sünnet’te yeri olmadığından bunların hepsine “kesretten kinaye” denebilir.