İçeriğe geç

Hz. Âdem ızdırapla iki büklüm bir şekilde yıllarca tevbe ve istiğfarda bulunmuş ve neticede Erhamü’r-Rahimîn’in merhametine nail olmuştu. Sadece bununla da kalmamış, kâinat yüzü suyu hürmetine yaratılan İnsanlığın İftihar Tablosu’na dede olma, insanlara Allah’ın seçmiş olduğu bir peygamber olma ve sonra tekrar Cennet’e girme gibi nimetlerle de serfiraz kılınmıştı. İşte böyle musibetlere terettüp eden bir ceza, aynı zamanda binbir hayrın mukaddimesi demektir.

Evet, başa gelen her musibeti, işlenilen bir kötülük ve günahın neticesi saymalı ve kasvet bağlamış şahsî veya içtimaî ufkun açılmasına da bir vesile telakki edip her lahza Allah’a hamd edilmelidir.

Mevzuu, bir hadis-i şerifle noktalamak istiyorum: “Mü’minin her hâli hayırlıdır. Musibet geldiği zaman sabreder, onun için hayırlıdır. Nimet isabet ettiği zaman şükreder, onun için yine hayırlıdır.”

4