İçeriğe geç
14. Bölüm

Amelleri̇n Fi̇zi̇kî Tezahürleri̇

Soru: İnsanların amellerinin fizikî olarak kâinatta bir tesiri olmakta mıdır? İzah eder misiniz?

Her şeyden önce, kâinatın fizikî yapısı ve genel teşekkülünde nelerin nelere müessir olacağı açıkça bilinememektedir. Sâni-i Hakîm, evrende değişik sebep ve müsebbepler vaz’etmiştir. Bu nedenle, kâinat hakkında daha ziyade elde olan verilerle ve bilinebildiği kadarıyla bazı hükümler verilebilmektedir. Kim bilir belki de kâinatta, metafiziğin fizik üzerindeki müessiriyeti, fiziğin metafizik üzerindeki müessiriyetinden daha fazladır.

Meseleyi, إِلَيْهِ يَصْعَدُ الْكَلِمُ الطَّيِّبُ وَالْعَمَلُ الصَّالِحُ يَرْفَعُهُ âyeti ışığında değerlendirecek olursak, yeryüzünde söylenen bütün güzel sözlerin hepsi, gökler ve ötesine yükselmektedir.1 Bu yükseliş, âdeta Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) miracı gibi değişik yer ve kapılardan geçerek bütün varlığı temâşâdan geçmektedir. Kim bilir belki de o baş döndürücü sistemlerin gerçek ruhu, hakikî mânâsı ve hikmet-i hilkatleri bu olmasına ve bizim de onlarla değişik şekilde münasebetlerimizin bulunmasına rağmen, biz bu meseleyi atom dalga boyunda ifade ediyor olabiliriz. Hâlbuki, bunların dışında bize kadar gelip ulaşan farklı dalga boyunda, farklı şeylerin bulunması da imkân dahilindedir.

Yukarıda ifade ettiğimiz âyet-i kerimede geçen اَلْكَلِمُ الطَّيِّبُ sözü, başta kelime-i tevhid (لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ) olmak üzere, tesbih (سُبْحَانَ اللّٰهِ), tahmid (اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ), tekbir (اَللّٰهُ أَكْبَرُ), dua, istiğfar ve zikir gibi ulvî kelimelerin hepsini içine alır.

1