İçeriğe geç

Bu âyette, Cehennem ehlinin, hem yüzlerine bakılmayacak şekildeki hâlleri hem de ağlayıp feryat etmeleri dile getirilir. Kur’ân burada, صَرَخَ fiilini “iftiâl” bâbında يَصْطَرِخُونَ olarak kullanmaktadır ki, kısaca:

1. Şiddetli bağırmak,

2. Avaz avaz feryâd u figan etmek,

3. Çığlık atıp yardım talep etmek,

4. Ehl-i Cehennem’in kulak verilmeyen bağırış ve haykırışları,

5. Kadının, ölen oğluna feryat etmesi gibi mânâlara gelir.

Kelime, değişik kalıplara girdikçe, ihtiva ettiği mânâlar da çoğalmaktadır. Ancak, hemen hepsinde de, “yavrusunu yitirmiş bir ananın feryadı” temel anlam gibidir. Yani Cehennem ehlinin hâli, “yüreği yanmış ananın, bağırıp çağırarak sağdan soldan imdat istemesi”ne benzetilir. Mânâ bunu ifade ederken, lafızlar da aynı hâlet-i ruhiyeyi soluklamakta ve bilhassa boğazdan çıkan خ harfiyle خُونَ lafzı, mûsıkî olarak da ümitlerini yitirmiş insanların şaşkın ve yeis içindeki çığlıklarını hatırlatmaktadır.

İkinci misal:قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ۝مَلِكِ النَّاسِ۝إِلٰهِ النَّاسِ۝مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ۝اَلَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ۝مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ“De ki; ‘Sığınırım ben, Rabbine nâsın. Melikine nâsın. İlâhına nâsın. Şerrinden o sinsi vesvâsın. Ki vesvese verir sinelerinde nâsın. (Onlar) gerek cin gerekse insden.”13

İfadenin bu şekildeki sıralanışı, önceden sıfatı zikredilmek suretiyle o sinsi vesveseci hakkında duyguların tepkiye geçmesi ve o sinsi vesveseciye karşı bir metafizik gerilim içindir.

Bu âyetler, şeytanla/şeytanlarla alâkalıdır. Ancak burada, sadece lafız ile mânâ arasındaki uyuma dikkat çekilecektir.

272