Sorumlular Mutlaka Hesaba Çekilmeli
İşte bütün bu hususları düşününce, belli bir noktayı ihraz etmiş bir insanın ya da bazı insanların böyle bir cinnete ve hezeyana girmesine ihtimal vermiyorum. Bu işin içinde bir yanlışlık olduğunu zannediyorum. Belki, kendi başına buyruk bir kaç insan böyle şeni’ bir suçu işlemiş ve belli bir kesime isnad etmişlerdir diye düşünüyorum. Çünkü, öyle bir aptallığı toplum için hayatî ehemmiyeti olan bir kurumun bünyesindeki bir insana yakıştıramıyor ve mantıklı bir mahmil arıyorum. Bu ülkede, durumdan vazife çıkaran kimselerin hiç de az olmadığı herkesin malumu. Fakat, bir iki memur yapmışsa bile, bu bir skandaldır; onların amirlerinin mutlaka bu meseleye el atmaları, işin üzerine gitmeleri ve sorumlular hakkında kanunî muamele başlatmaları gerekmektedir. Her hukuk devletinde, fişleme bir suçtur; bizim tâbi bulunduğumuz idari sistem de böyle bir işe cevaz vermez. Bu itibarla da, aklı başında olan insanlara düşen vazife, bu işin sorumlularını bulup hukuka teslim etmek ve kendi müesseselerini aklamaktır, temsil ettikleri kurumun ak olduğunu ortaya koymaktır.
Bunları söylemek bana düşer miydi düşmez miydi, bilemeyeceğim. Ne var ki, ben bir Türk vatandaşıyım ve bu milletin bir ferdiyim; onunla alakalı her mesele beni de çok alakadar ediyor. Türkiye’nin bir avuç toprağının birileri tarafından çalınacağının hayali bile yüreğimi ağzıma getiriyor. Kimsenin vatanseverliğini ve milletperverliğini sorgulama gibi bir niyetim yok; fakat, kendi açımdan rahatlıkla diyebilirim ki, Türkiye’yi çoklarının sevemeyeceği kadar çok seviyorum. Çünkü, benim dünyada başka bir şeyim yok; bir Türkiyem var gözümde tüten; dağıyla taşıyla, insanlarıyla hatıralarıyla ve bir de yetmiş yerinden gelen, odamın her yanını süsleyen ve bana okyanus ötesinden vatan kokuları sunan toprağıyla...