İçeriğe geç

Sahabe döneminde de, sahabe efendilerimizin kendilerine has o farklılık ve derinlikleri içinde, böyle bir hayat çizgisinin pek çok kahramanca misalini görürüz. Meselâ Osman b. Maz’un, Abdullah b. Amr b. Âs ve Ammar b. Yasir gibi kimseler, ömür boyu oruç tutma ve sürekli namaz kılma şeklinde bir kulluk anlayışına girmiş, bunu hayata geçirme teşebbüsünde bulunmuş; fakat Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) değişik hikmetlere binaen onları bundan men etmiştir.2

Netice itibarıyla şunu söyleyebiliriz: Baştan beri misal kabîlinden isimlerini zikrettiğimiz bu şahıslar, Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’ın (aleyhi elfü elfi salâtin ve selâm) umum için bağlayıcı olmayan kulluktaki o aşkın ve farklı yanını keşfetmiş ve hayatlarını o farklılığa göre programlamayı kendilerine hedef bilmişlerdir. Bu yönüyle onlar, umum için objektif değildir. Evet, derinliğin sevdalısı bu insanlar vuslat mülâhazasına dahi girmeksizin sürekli gözyaşı dökerek yanıp yakılmayı, Allah uğrunda ızdırap çekmeyi hayatının gayesi bilmiş ve ona göre bir hayat ortaya koymaya çalışmışlardır.

75