Cafer, daha neler anlattı, neler söyledi! Necaşî, kendinden geçmiş onu dinliyordu. Hz. İsa (aleyhisselâm) ve Hz. Meryem hakkındaki kanaatlerini sordu. Cafer, huşû içinde ona Meryem sûresini okudu. Âyette anlatılanlar Necaşî’nin bamteline dokunmuştu. Hıçkırıklarını tutamamış, hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı. Sonunda eğildi ve yerden ince, gözle zor görülecek kadar küçük bir çöp aldı ve tarihe; “Dur, beni dinle!” diyecek çaptaki şu sözleri söyledi: “Allah’a yemin ederim ki, sizin peygamberinize nazil olanlarla, Hz. İsa’ya inenler arasında şu çöp kadar dahi fark yoktur..!”
Evet, fark yoktu. Çünkü bütün peygamberlere gelen vahiyler aynı kaynaktan fışkırıp geliyordu.
Necaşî, müşrikleri getirdikleri hediyelerle birlikte geriye çevirdi. Müslümanları himaye edeceğini ilan etti.4 Çünkü Müslümanlarda, çok kısa bir müddet görüşmesine rağmen, çok büyük fazilet ışıltıları müşâhede etmişti ve bu da onun din olarak İslâm’ı seçmesine yetmişti.
Dipnotlar
- 4 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/202, 461, 4/252, 5/290-291; et-Tayâlisî, el-Müsned s.46.