İçeriğe geç

Kur’ân ve İslâm azim bir fedakarlıkla kendilerine sahip çıkmadığımız takdirde vatanı, milleti ve gelecek nesilleri başıboşluğa, sahipsizliğe ve ateşîn bir hayata atmış olacağımızı bilmemizi istiyor. Her yerde kaynaşıp, mikroplar hâlinde çoğalan îmansızların insanlığa verdikleri zarara dikkatinizi çekerim. Bunların daha da çoğalması ve hakimiyetlerini artırmaları halinde mescitleri ve mabetleri de yakıp-yıkabileceklerini hesap ederek, meselelerimizi buna göre değerlendirelim. Allah’ın ve Resûlü’nün rızasını birinci plana alıp vazifelerimizin üzerine titizlikle eğilmezsek, gelecek nesillerin başımıza açacağı badirelerin bizi nerelere götürebileceğini tahmin bile edemeyiz.

Mü’minin gerçek şuura ulaşmasından sonraki fedakarlığı, feragatı, cehd ve gayreti kolaydır. Ama bu şuuru kazandırarak, müslümanları düşünür hâle getirmek, Allah’ın ve Resûlü’nün gerçek muhibleri olduklarını görmek çok zordur. Bunlar, mü’minlerin kâlblerine,O’nlara ait muhabbeti nakşedip, gergef gibi işlemekle, nazarlarındaki perdeyi kaldırıp afakî ve enfüsî yollarla O’nlara sevdalandırmakla ve Ma’rifetullahı elde edecekleri şehraha sevketmekle mümkün olacaktır. Ancak bunun akabinde mü’minler cehd ve gayrette bulunacaklar; araştıracak,inceleyecek ve yeni yeni cevherler bulacaklar, o cevherleri buldukları Hakk’ın kapısından ayrılmayacaklar, hayatlarının sonuna kadar sadakatla, feragatla ve fedakarlıkla koşacaklardır.

55