İçeriğe geç

Aslında Kur’ân’ın hâdiseleri yorumlamadaki böyle bir değişikliği olmazsa hem şu an hem de gelecekte çok problemlerle karşılaşılır. Zira, asla ve temele sadakatin yanında yaşanılan çağın kavranması da çok önemlidir. Bence tecdidin mânâsı da işte budur. Bundan başka, günümüzde anlatılacak hususları sunma tekniği, ifade tarzı ve yaklaşım farklılığı da çok önem arz etmektedir. Hatta şimdilerde öyle olmasında zaruret vardır. Değişik ilimler, bizim anlatmak istediğimiz yüce hakikatler için sürekli ifade malzemesi ve beyan şekli olmalıdır. Bu arada zamanın değişmesiyle bakışlarımız da yer yer değişebilir. Meselâ, dün eşya ve hâdiselere bakan insanlar onları değişik anlıyorlardı. Dolayısıyla yorumları da farklı oluyordu. Bugün ise olay ve hâdiseler daha farklı anlaşılabilmektedir. Dahası günümüz itibarıyla eşyanın perde arkasına daha fazla muttali olma söz konusudur. Bütün bunlar günümüz insanının meselelerini daha iyi ifade etme mecburiyetinde olduğunu göstermektedir. Yoksa bugüne ait şeyler yerine, müzelik şeyler söylenmiş olur ki, bu da ifade edilen hakikatlerin değerinin düşmesi demektir.

Şuurlu Okumak

Şuursuzca okunan Kur’ân-ı Kerim ve zikr-i ilâhî her ne kadar matlup değilse de, yine de insan, bunlardan mutlaka istifade eder. Ümit edilir ki, bu şekildeki okumalar dahi tıpkı yağmur taneleri gibi, toprağın bağrındaki tohumların uyarılmasına vesile olurlar. Ne var ki, bize düşen vazife, bunlardan daha derince istifade edebilmektir. Daha derin mülâhazalara açılabilmek için ise insanın kendini biraz zorlaması lâzımdır. Her kelime ve ifadeyi, bir idrak ve şuur içinde, kalbin ta derinliklerine kadar indirmek gerekir. Böyle şuurluca bir kıraat ve zikir biri bin yapar.

Nuranî Heyet

31