İçeriğe geç

İnanmak

Hidayet, zatında Allah’a ait olmasına rağmen, esbap, şart-ı âdî –Üstad’ın tabiriyle meyelanda tasarruf– plânında, insana aittir.30 Zira ondaki bu meyil ve irade hesaba katılarak onun hakkında değişik takdirler yapılmıştır. Ancak Allah (celle celâluhu), bazen birisinin çok ciddî gayreti neticesinde ona hidayet eder, bazılarının da küçük bir temayülüne lütufta bulunur. Böyle bir muamele tamamen rahmetin genişliği, biraz da o insanın samimiyetiyle alâkalıdır. Adalet, bir kimsenin gösterdiği cehd ve gayret kadar karşılık görmesi demektir. Bu muameleye göre, insan, dünyada hiç gözünü kırpmadan ahiret için çalışması hâlinde ihtimal Cennet’e gidebilir. Çünkü adalet, ebedî mesut olmaya karşı ebedî çalışmayı gerektirir. Oysa Allah’ın rahmeti her zaman öndedir;31 kullarına, benim farz kıldığım şeyleri yapın, haram kıldığım şeylerden de kaçının; arada meydana gelen boşlukları Ben rahmetimle doldururum demiştir ki, bu da O’nun rahmetinin enginliğine işarettir.

62