İçeriğe geç

mahiyeti inkişaf etmiş, akıl o suretle işlettirilmiştir; kalb de onun gibi bu âlemin bir manevî haritası ve çok kemâlâtın bir çekirdeği hükmünde olduğundan, tarikatın onu işletmek ve kemâlâtına sevk etmek olduğunu ispatlar.

İkinci Telvih: Kalbin işlemesinin zikir ve tefekkürle olduğunu ve bunun güzelliklerinden dünya hayatının saadet kaynağına dair küçük bir faydasını bildirir.

Üçüncü Telvih: Velâyetin bir peygamberlik delili, tarikatın bir şeriat delili olduğunu.. onun kıymetini takdir etmeyenin ne kadar zarara düştüğünü anlatır.

Dördüncü Telvih: Velâyet yolunun çok kolay olmakla beraber çok zor.. çok kısa olmakla beraber çok uzun.. çok kıymetli olmakla beraber çok tehlikeli.. çok geniş olmakla beraber çok dar olduğunu.. onda âfâkî (dış âleme ait) ve enfüsî (iç âleme ait) iki yoldan gidildiğini beyan eder.

Beşinci Telvih: Vahdet-i vücûd ve vahdet-i şuhûdun mahiyetini anlatarak ehl-i sahvın (ilahî hakikatlere uyanıkken vâkıf olanların) ve peygamber varislerinin yüksek meşrebinin üstünlüğünü ispatlar.

Altıncı Telvih: Velâyet yolları içinde en güzel ve dosdoğru olanın, sünnet-i seniyyeye uymak olduğunu.. velâyetin esaslarının en mühiminin ihlâs.. ve en keskin kuvvetin muhabbet olduğunu beyan eder. Bu dünya hizmet yurdu olup ücret ve mükâfat yurdu olmadığından; tarikatın lezzet, zevk ve kerametlerini kasten talep etmemek gerektiğini bildirir.

Yedinci Telvih: Tarikat ve hakikatin, şeriatın hizmetkârlarından olduğunu.. onların en yüksek mertebelerinin şeriatın kısımları olduğunu.. tarikat ve hakikatin vesilelikten çıkmaması ve daima şeriata uyması gerektiğini söyleyip “Sünnet-i seniyye ve şeriat hükümleri dışında evliya bulunabilir mi?” sorusuna merak uyandıran bir cevap verir.

Sekizinci Telvih: Tarikatın sekiz mühim tehlikesini beyan eder. Dokuzuncu Telvih: Tarikatın pek çok neticesinden gayet şirin ve güzel dokuz tanesini bildirir.

Bu risale ehl-i tarîk olanlar ve olmayanlar için büyük bir iksir ve faydalı bir ilaçtır.

650