tevafukla birbirine baktıklarını ve o yüce ayetlerin mânen birbirinin hakikatini kuvvetlendirdiklerini göstermek için.. Kur’an tilaveti sevabını, zikir faziletini ve tefekkür ubûdiyetini birden kazanmak isteyenlere, evrad türünden gayet güzel bir Kur’an hizbi olarak yazılmıştır.
İkinci Nükte: Kur’an-ı Hakîm’de “resûl” kelimesinin tekrarındaki sırların tevafuk yönlerinden birine işaret eder. Yüz altmış ayetteki “resûl” kelimesi birbirine tevafukla mânidar bir şekilde baktığı gibi, o yüz altmış muazzam ayet de birbirine bakıyor. Onların birbirini teyit ve ispat ettiğini gösteren, Kur’an’dan hem kıraat hem zikir hem fikir olmak üzere hususi bir hizbdir. Kendine yüce, tatlı, çok kıymetli ve çok faziletli bir vird arzu edenlere mühim bir virddir.
Üçüncü Nükte: Allah lafzının 2806 defa zikredilmesinin çok nükteleri var. Kur’an’ın i’cazının birçok parıltısını gösteriyor. Bu Üçüncü Nükte de onun dört i’caz parıltısına işaret eder.
Beşinci Risale Olan Beşinci Kısım
اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ اَلْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِۤيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلٰى نُورٍ يَهْدِى اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشٓاءُ
nurlarla dolu ayetinin sırlarının pek çok nurundan güzel bir tanesi, ramazan-ı şerifte bir ruh halinde, mühim bir kalbî seyahatte görünmüş ve bu risalede bir derece anlatılmıştır. Bu risale küçüktür, fakat çok nurlu ve mühimdir.
Altıncı Risale Olan Altıncı Kısım
وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ ayetinin mühim bir sırrını ve
Dipnotlar
- Haşiye: Bu risalenin, o iki mukaddes kelimenin i’caza dair tevafuklarından bahsetmesinin hakikatin ta kendisi olduğuna delil, dördüncü risalede o iki kelimenin hep tevafuk etmesidir. Her bir ayet ayrı ve satır başında yazıldığından, o iki mukaddes kelime tevafuk etmiştir.
- “Allah göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, tıpkı içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. Lamba bir sırça (cam) içinde, o sırça da sanki parlayan incimsi bir yıldız! Bu lamba, doğuya veya batıya ait olmayan kutlu, pek bereketli bir zeytin ağacından tutuşturulur. Bu öyle bereketli bir ağaç ki, neredeyse ateş değmeden de yağ ışık verir. Işığı pırıl pırıldır. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir.” (Nûr sûresi, 24/35)
- “Bir de sakın zulmedenlere meyletmeyin, sempati duymayın. Yoksa size ateş dokunur.” (Hûd sûresi, 11/113)