İçeriğe geç

unvanlarının içine sarıp zihnen onun üstüne çıkar, sonra Cenâb-ı Hakk’ın bir ve tek oluşunu ispat ederler. Tasavvuf ehlinin bir kısmı ise tevhid içinde tam huzuru kazanmak maksadıyla لَا مَشْهُودَ إِلَّا هُوَ deyip kâinatı unutur, üstüne unutuş perdesini çeker, sonra tam huzuru bulur. Bir kısmı da لَا مَوْجُودَ إِلَّا هُوَ diyerek kâinatı hayale sarar, yokluğa atar, sonra hakiki tevhidi ve tam huzuru elde eder. Halbuki sen Kur’an’da bu üç yolun dışındaki büyük bir caddeyi gösteriyor ve onun işareti olarak لَا مَعْبُودَ إِلَّا هُوَ، لَا مَقْصُودَ إِلَّا هُوَ diyorsun. Bu caddenin tevhide dair bir delilini ve ona giden kısa yolu özetle gösterir misin?

Cevap: Bütün Söz’ler ve Mektup’lar o caddeyi gösterir. Şimdilik –istediğiniz gibi– onun büyük, geniş ve uzun bir deliline kısaca işaret edeceğiz. Şöyle ki:

Âlemde her bir şey, bütün eşyayı kendi Hâlık’ına verir. Dünyadaki her bir eser, bütün eserlerin kendi sahibine ait olduğunu gösterir. Kâinatta her bir yaratma fiili, bütün yaratma fiillerinin kendi failine ait olduğunu ispatlar. Ve varlıklarda tecelli eden her bir isim, bütün isimlerin kendi sahibinin isim ve unvanları olduğuna işaret eder. Demek her bir şey doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk’ın birliğine ve tekliğine delildir, O’nu bilip tanımanın bir penceresidir.

Evet, her eser –bilhassa canlı ise– kâinatın küçük bir misali, âlemin bir çekirdeği ve yeryüzünün bir meyvesidir. Öyleyse o küçük misali, çekirdeği ve meyveyi var eden, elbette bütün kâinatı yaratandır. Çünkü meyvenin yaratıcısı, ağacı yaratandan başkası olamaz. Şu halde her bir eser bütün eserleri kendi sahibine verdiği gibi, her bir fiil de bütün fiilleri kendi failine isnat eder.

Zira görüyoruz ki, her yaratma fiili, çoğu varlığı kuşatacak derecede geniş ve zerreden güneşlere kadar uzun birer yaratma kanununun ucudur. Demek, o küçük yaratma fiilinin sahibi kim ise varlıkları kuşatan ve zerreden güneşlere kadar uzanan geniş kanuna bağlı bütün fiillerin failinin de O olması gerekir. Evet, bir sineğe hayat veren; bütün böcekleri ve küçük hayvanları var eden, yeryüzünü canlandıran

427