Sonra talebelere Kur’an’ı yeni bir tarzda yazma vazifesi çıktı. Hakkı Efendi’ye de bir hisse verildi. Gerçekten o, hissesine sahip çıkıp bir cüzü güzelce yazdı, fakat geçim derdiyle kendini mecbur bilip gizlice avukat olmaya teşebbüs etti. Birden bir şefkat tokadı daha yedi. Kalem tutan parmağı kırıldı. Bu parmakla hem avukatlık yapmak hem Kur’an’ı yazmak olmayacak, diye mânâ diliyle ihtar edildi. Avukatlığa teşebbüsünü bilmediğimiz için parmağının kırılmasına hayret ediyorduk. Sonra anlaşıldı ki, kutsî, saf Kur’an hizmeti gayet temiz, kendine mahsus parmakları başka işe karıştırmak istemiyor. Her neyse... Hulusi Bey’i kendim gibi bildim, onun yerine konuştum. Hakkı Efendi de aynen onun gibidir. Eğer benim vekâletime razı olmazsa yediği tokadı kendi yazsın.
Altıncısı
Bekir Efendi’dir. Şimdi burada olmadığı için kardeşim Abdülmecid’e vekâlet ettiğim gibi onun itimat ve sadakatine güvenerek, Şamlı Hafız ve Süleyman Efendi gibi bütün has dostlarımın hükümlerine, bildiklerine dayanarak diyorum ki: Bekir Efendi, Onuncu Söz’ü matbaada bastırdı. Kur’an’ın mucizelerine dair Yirmi Beşinci Söz’ü de yeni harfler çıkmadan bastırması için kendisine gönderdik. Onuncu Söz’ün matbaa fiyatını gönderdiğimiz gibi, onu da göndereceğimizi yazdık. Bekir Efendi, benim fakirliğimi ve matbaa fiyatının dört yüz banknot kadar olduğunu düşündü. Nefsi onu, “Belki Hoca razı olmaz” diyerek kendi kesesinden vermemesi için aldattı. O Söz basılmadı. Hizmete mühim bir zarar geldi. İki ay sonra hırsızlar Bekir Efendi’nin dokuz yüz lirasını çaldı. Şefkatli ve şiddetli bir tokat yedi. İnşallah çalınan dokuz yüz lira sadaka hükmüne geçti.
Yedincisi
Şamlı Hafız Tevfik’tir. Kendisi anlatıyor: “Evet, itiraf ediyorum ki, ben bilmeden ve yanlış düşünerek Kur’an hizmetine zarar verecek hareketlerim sebebiyle iki şefkat tokadı yedim. Bu tokatların o yüzden geldiğine şüphem kalmadı.
Birincisi: Allah’a hamdolsun, benim Arapça yazım Kur’an’a bir derece uygun tarzda ihsan edilmişti. Üstadım önce bana üç cüz yazdırıp
Dipnotlar
- Haşiye: Tevafuk mucizesini gösteren bir şekilde demektir.