İçeriğe geç

İkinci Temsil: Ayasofya gibi kubbeli bir caminin kubbesindeki taşlardan havada durmaları ve o kubbeyi meydana getirmeleri istense, bunun son derece zor; fakat bir ustadan istense nihayetsiz derecede kolay olacağını bildirir.

Üçüncü Temsil: Dünyanın, Ferd ve Vahid Zât’ın bir memuru olarak hareket ettiği kabul edilirse, o hareketten ortaya çıkan haşmetli ve muazzam neticelerin gayet kolay meydana geleceğini, bunun da vahdetteki kolaylığı gösterdiğini anlatır. Şirk ve küfür yolunda ise aynı neticeleri elde etmek için yerküreden milyonlarca defa daha büyük, had ve hesaba gelmez cisimleri dünyanın etrafında sınırsız bir mesafede; hem yerkürenin senelik yörüngesi üzerindeki devri gibi yirmi dört saatte bir, hem de günlük yörüngesi üzerindeki devri gibi senede bir defa dolaştırmak gibi dehşetli bir zorluğu ve zahmeti kabul etmek lâzım geldiğini bildirir. “Kitap, saat, fabrika ve saray” misalleriyle, sebeplere ve tabiata yaratma kabiliyeti atfedenlerin kara cahilliğin en antikasını sergilediklerini izah eder.

Beşinci İşaret .......................................................................................... 446

Cenâb-ı Hakk’ın hâkimiyetinin, başkalarının müdahalesini şiddetle reddettiğini gösterir.

لَوْ كَانَ فِيهِمٓا اٰلِهَةٌ إِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَا ayetinin sırrıyla ve فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ ayetinin işaretiyle, zerrelerden gezegenlere, yerden Arş’a kadar hiçbir şeyde, hiçbir şekilde kusur, zaaf, noksanlık ve dağınıklık eseri görülmemesinin, Allah’ın tek ve benzersiz oluşunun büyük cilvesini gösterdiğini, birliğine şehadet ettiğini bildirir.

Altıncı İşaret ........................................................................................... 448

Bütün kemâlâtın kaynağı ve esası, kâinatın yaratılışındaki hikmetlerin ve maksatların aslı ve madeni, şuur ve akıl sahiplerinin, bilhassa insanın istek ve arzularının yerine gelmesinin membaı ve yegâne çaresi, Cenâb-ı Hakk’ın bir ve benzersiz oluşudur. Altıncı İşaret bunu ifade eder.

575