İçeriğe geç

olduğunu ve onu gerektirdiğini; bir yönden de esmâ-yı hüsnâdan pek çok ismin her birinin büyük cilvesiyle, en son derecede ve katiyet mertebesinde Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) peygamberliğini gerekli kıldığını çok parlak bir şekilde izah eder.

Dördüncü Nükte ................................................................................... 438

قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ

ayetinin bir nüktesi, Vahid ve Ehad isimlerini içine alan “Ferd” İsm-i Âzamının büyük tecellisine dair, hakiki tevhidi gösteren yedi “işaret”tir.

Birinci İşaret ........................................................................................... 438

Allah’ın Ferd isminin kâinatın bütününe vurduğu sayısız mühürden üçüne işaret eder.

Birinci Mühür: Kâinattaki her çeşit varlıkta görülen ve büyük bir ehadiyet mührü olan “dayanışma, yardımlaşma, birbirinin ihtiyacına cevap verme, imdadına koşma, birbirine sarılma ve iç içe girme”dir.

İkinci Mühür: Yeryüzünde her bahar mevsiminde görülen, dört yüz bin bitki ve hayvan türünün atkı ipleriyle dokunan vahdaniyet mührüdür.

Üçüncü Mühür: Hazreti Âdem’den kıyamete kadar gelmiş ve gelecek bütün insanların, temel uzuvları bir olan simalarındaki vahdaniyet damgasıdır.

İkinci İşaret ............................................................................................. 440

Ferd isminin birlik cilvesi, kâinattaki varlık türlerini ve kâinatı meydana getiren unsurları öyle girift bir şekilde iç içe kılmıştır ki, kâinatı bölünmez bir bütün hükmüne getirmiş ve sayısız misalle vahdaniyeti ilan ettiğini göstermiştir. İkinci İşaret bunu bildirir.

Üçüncü İşaret ......................................................................................... 440

Yine Ferd isminin büyük cilvesi, kâinatı Samed Yaratıcının öyle birbiri içine girmiş sayısız mektubu hükmüne geçirmiştir ki, her bir

573