İçeriğe geç

olan nefs-i emareye, hürmet ve merhameti hissettirdiğini bildirir. Hastalığın, kendi cinsine karşı acıma hissinden gelen bir şefkat uyandırmaya vesile olduğunu gösteren gayet güzel, şirin ve lezzetli bir devadır.

On Yedinci Deva ................................................................................... 301

İnsanın, hastalık yüzünden hayır yapamadığı için üzülmesinin caiz olmadığını, çünkü en mühim hayırların hastalıkta da bulunduğunu beyan eder. Hatta hastalara bakmanın da mühim bir hayır ve sadaka hükmüne geçtiğini, çünkü imanlı bir hastanın hatırını sormanın ve onu güzelce teselli etmenin, bilhassa hasta ana-babanın dualarını almanın çok yüce bir hayır ve sadaka olduğunu pek mühim bir şekilde gösterir.

On Sekizinci Deva .............................................................................. 303

İnsanın şükrü bırakıp şikâyet yoluna gitmeye ve hukukunun ziyan edilmesinden yakınmaya hiç hakkının olmadığını, zira üstünde Cenâb-ı Hakk’ın sayısız nimeti bulunduğu için onlara lâyıkıyla şükredemediğinden dolayı Cenâb-ı Hakk’a karşı haksızlık ettiğini bildirir. Hem sağlık noktasında insanın kendinden daha kötü durumdaki biçarelere bakması gerektiğini, yani bir parmağı, bir eli, bir gözü olmayanın; iki parmağı, iki eli, iki gözü olmayanlara bakması lâzım geldiğini hatırlatır. Hiçlikten vücuda gelip, taş, ağaç veya hayvan değil de insan olup İslam nimetini tadan, sıhhat ve afiyet görüp yüksek bir dereceye ulaşan insanın bazı kusurlarıyla ve iradesini kötüye kullanmakla elinden kaçırdığı veya elinin yetişmediği nimetlerden şikâyet etmesinin, sabırsızlık göstermesinin nimete karşı bir nankörlük olduğunu beyan eden bir devadır.

On Dokuzuncu Deva .......................................................................... 304

“Esmâ-yı hüsnâ” diye Samediyetine yakışır şekilde tabir edilmesiyle de anlaşılacağı üzere, Cemîl-i Zülcelâl’in bütün isimlerinin güzel olduklarını ve varlıklar içinde en latif, en kuşatıcı Samediyet aynasının da hayat olduğunu gösterir. Güzelin aynasının güzel olduğunu, onun güzelliklerini gösterenin güzelleşeceğini ve o aynaya da güzelden ne gelse güzel olacağını ifade eder. Hayat daima sağlık ve afiyet içinde tekdüze bir şekilde sürse kusurlu bir ayna olacağını hatırlatır. Ve Sâni-i

553