onlardan farklı olduğunu ve bu meselenin daha pek çok hikmetini kesin bir şekilde ispatlar.
Rüşdü
Ahiret kardeşlerim olan mümin kadınlarla bir konuşma ... 282
Risale-i Nur’un en mühim esaslarından biri şefkat olduğundan, kadınların şefkat kahramanı olmaları yönüyle yaradılışları gereği Risale-i Nur’la alâkalarının bulunduğunu; fakat bazı fena cereyanlarla o kıymetli hususiyetin kötüye kullanıldığını ve kadınların ahiret saadeti gibi dünya saadetini elde etmelerinin de yegâne çaresinin İslam dairesindeki dinî terbiye olduğunu izah eden kıymetli bir mektuptur.
YİRMİ BEŞİNCİ LEM’A ................................................................... 289
Yirmi beş “deva”dır. Bu risale,
اَلَّذِينَ إِذٓا أَصَابَتْهُمْ مُصِيبَةٌ قَۙالُوا إِنَّا لِلّٰهِ وَإِنَّاۤ إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
gibi ayetlerle, müminlerin başına gelen musibetlerin aslında musibet değil, Cenâb-ı Hakk’ın bir ihtarı ve iltifatı olduğunu gösteren gayet ikna edici bir tefsirdir. Müminlerin on kısmından birini teşkil eden musibete uğramışlar için manevî bir deva ve gayet faydalı bir eczane gibidir. Hatta her bir deva, ayrı ayrı binlerce çeşit ilacın hususiyetlerine sahip birer eczane hükmündedir. Kur’an-ı Mucizü’l-Beyan’ın büyük eczanesi olan
وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِوَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
gibi şifa hakkındaki yüzlerce ayetin tesir sırrına şifalı, devalı mübarek bir ayna ve Kur’an pınarından gelen bir zemzem suyu hükmünde olduğunu gösterir.
Birinci Deva ............................................................................................. 290
İnsanın hastalığının, görünüşte bir dert gibi ise de aslında dert değil, belki bir tür derman olduğunu, ömür sermayesi sağlık, afiyet ve
Dipnotlar
- “Sabırlılar o kimselerdir ki, başlarına musibet geldiğinde ‘Biz Allah’a aidiz ve vakti geldiğinde elbette O’na döneceğiz’ derler.” (Bakara sûresi, 2/156).
- “O’dur beni doyuran, O’dur beni içiren. Hastalandığımda O’dur bana şifa veren.” (Şuarâ sûresi, 26/79-80).