İçeriğe geç

YİRMİ BİRİNCİ LEM’A .................................................................... 230

وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ

وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِتِينَ

قَدْ أَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا۝وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَا

وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَاتِي ثَمَنًا قَلِيلا

ayetlerini tefsir eder. Her hayırlı amelde, bilhassa ahirete dair hizmetlerde ihlâsın en mühim esas olduğunu bildiren çok kıymetli bir risaledir. Bu risale, öncelikle bu müthiş zamandaki Kur’an hizmetkârlarına hitap ederek şöyle der: “Dehşetli düşmanlar karşısında, şiddetli baskılar altında, müthiş dalâletler ve saldıran bid’atlar arasında sizler gayet az, zayıf, fakir ve kuvvetsiz olduğunuz halde, çok ağır, büyük, umumi ve kutsî olan imana ve Kur’an’a hizmet vazifesi, sırf Cenâb-ı Hakk’ın bir ihsanı olarak omuzlarınıza yüklenmiştir. Öyleyse ihlâsı kazanmaya ve onun sırlarını kalbinize yerleştirmeye herkesten daha çok mecbur ve bununla vazifeli olduğunuzu bilmelisiniz. Ve ihlâsa zarar veren şeylerden şiddetle kaçınmalısınız.” Daha sonra ihlâsı kazanmak için dört “düstur”u beyan eder.

Birinci Düstur ......................................................................................... 232

“Doğrudan doğruya Allah’ın rızasını gaye edinmelisiniz.” der.

İkinci Düstur ........................................................................................... 232

“Rekabetsiz, birbirinize hükmetmeden, gıpta etmeden, atalete düşmeden, hakiki bir dayanışma içinde, faaliyetlerini tek maksada yönelterek çalışan bir fabrikanın çarkları gibi olmalısınız.” der. Ebedî saadeti netice veren ve Ümmet-i Muhammed’i (aleyhissalâtü vesselam) dünya ve

536