soğukluğun şiddeti karşısında dayanıksız, son derece zayıf ve küçük oldukları halde muhafaza edip bahar mevsimindeki haşirde başka bir âlemden gelmişler gibi, yaratılış kanunlarıyla dirilten Hafîz-i Zülcelâl’in; emanet-i kübrâ yükünü taşıyan, yeryüzünün halifesi ve kâinatın meyvesi olan insanın fiillerini, eserlerini, sözlerini, iyilik ve kötülüklerini de muhafaza edip haşir sabahında hesap meydanına getireceğini kesin bir şekilde ispat eder. Haşri bazı sebeplerle akıldan uzak gören insanlara misallerini açıkça gösterir.
Hafız Ali
ON SEKİZİNCİ LEM’A ..................................................................... 203
İleride başka bir kitapta neşredileceğinden buraya alınmadı.
ON DOKUZUNCU LEM’A .............................................................. 204
كُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُوا ayet-i kerimesini yedi “nükte” ile tefsir eden, iktisadı emredip israf ve savurganlığı yasaklayan ve bilhassa bu asrın insanına gayet mühim bir hikmet dersi veren, kıymetli ve çok mübarek bir risaledir.
Birinci Nükte .......................................................................................... 204
Cenâb-ı Hakk’ın, insana ihsan ettiği bütün nimetlerin karşılığında sadece “şükür” istediğini, iktisadın hem nimetlere karşı bir hürmet hem Cenâb-ı Hakk’a manevî bir şükür hem de nimetin bereketlenmesine bir vesile olduğunu, israfın ise Mün’im-i Hakikî’nin nimetlerine hürmetsizlik ve onları hor görme mânâsına geldiğini, vahim neticelerinin bulunduğunu beyan eder.
İkinci Nükte ............................................................................................. 206
İnsan vücudunun bir saray, midenin bir efendi, ağızdaki tat alma duyusunun bir kapıcı, yiyeceklerin verdiği lezzetlerin ise birer bahşiş olduğunu göstererek vücudun idaresinin iktisat ile sağlandığını, israfın ise ölçüsüzlüğü ve hastalıkları netice verdiğini bildirir.
Dipnotlar
- Bkz. Bakara sûresi, 2/30.
- “Yiyin, için fakat israf etmeyin.” (A’râf sûresi, 7/31).