Birinci İşaret ........................................................................................... 197
Her şeyi sebeplere bağlayan, dar bakışlı, eksik fikirli ve muhakemesiz insanın nazarını Cenâb-ı Hakk’ın birliğinin delillerine çevirip güzel bir temsille لَا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ der, Allah’ın birliğini ispatlar.
İkinci İşaret ............................................................................................. 198
يَا بَاقِي أَنْتَ الْبَاقِي ifadesinin bir sırrını tefsir eder, mecazî aşka düşen insana gerçek aşkı ve Hakiki Mabud’u gösterir.
Üçüncü İşaret ......................................................................................... 199
Bâki hayata ve ebedî manzaraları seyretmeye namzet, yüksek bir makamda yaratılan insanın kabiliyet ve latifeleri bazen, bütünüyle bir hiç olan nefsin arzularına esir düştüğünden, ikaz edip dikkatini çekerek insanı uyanık olmaya sevk eden büyük bir hakikatin küçük bir ucudur.
Dördüncü İşaret .................................................................................... 199
Ruhu ve kalbi sonu gelmez emellerden, geçmiş ve gelecek elemlerden güzel bir temsille kurtarıp لٓا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ mukaddes kelimesinin şifa veren ve rahmet bahşeden hazinesine teslim eder.
On Beşinci Nota ................................................................................... 200
Üç “mesele”dir.
Birincisi ...................................................................................................... 200
Allah’ın Hafîz isminin mükemmel tecellisine işaret eden,
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُوَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ ayetiyle, yeryüzü tarlasında ezelî ilmiyle yaratıp ektiği tohumları, kesif toprak içinde,
Dipnotlar
- “Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir. Ortağı yoktur.” (Bkz. Tirmizî, deavât 36; Nesâî, menâsik 163; İbni Mâce, ticârât 40, menâsik 84).
- Ey Kendinden başka her şeyin fâni olduğu tek Bâki!
- “Allah’tan başka ilah yoktur.” (Sâffât sûresi, 37/35; Muhammed sûresi, 47/19).
- “Zerre ağırlığınca hayır yapan onu bulur, zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur.” (Zilzâl sûresi, 99/7-8).