Üçüncüsü .................................................................................................. 193
طُوبٰى لِمَنْ عَرَفَ حَدَّهُ وَلَمْ يَتَجَاوَزْ طَوْرَهُ kutsî hadisinin mukaddes düsturunu güzel bir temsille izah eder. Kulluğun esası olan, aczini, fakrını, kusur ve noksanını bilmenin ve niyaz ile Cenâb-ı Hakk’ın dergâhında rahmet kapısını çalmanın gerekliliğini bildirir. Her amelde ihlâs mümkün olabileceğinden, insanın hareketlerinde Allah’ın rızasını düşünüp O’nun takdirine karışmamakla yüceler yücesi bir mertebeye çıkacağını gösteren mühim bir meseledir.
Dördüncü Mesele ................................................................................. 195
وَلَا تَأْكُلُوا مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ اسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ ayetinin açık mânâsı ile Nimetlerin Gerçek Sahibi’ni hatıra getirmeyen, O’nun adına verilmeyen nimeti almanın ve yemenin caiz olmadığını bildirir. İnsan eğer muhtaç ise görünüşteki sebeplerin üzerinde Mün’im-i Hakikî’nin rahmet elini görüp nimetleri بِسْمِ اللّٰهِ diyerek alması gerektiğini beyan eder. Her şeyi sebeplere bağlayanları aldatan, iki şeyin aynı anda gelmesi veya beraber bulunması demek olan “iktiran”ı asıl sebep zannetmelerini, güzel ve karşı konulması imkânsız bir izahla çürütür, yüzleri Nimetlerin Gerçek Sahibi’ne çevirir.
Beşinci Mesele ....................................................................................... 196
Bir cemaatin gayretleriyle ortaya çıkan bir neticeyi veya şerefi, o cemaatin reisine veya üstadına mal etmenin hem cemaate hem de o üstad veya reise zulüm olduğunu bildirir. Cenâb-ı Hakk’ın nuruna ve feyzine ayna, vesile ve vasıta olan bir üstadın, güzelliklerin kaynağı ve muktedir kabul edilmemesi gerektiğini güzel bir temsille ispat eder, hakikate bir pencere açar.
On Dördüncü Nota ............................................................................. 197
Tevhide dair dört küçük “işaret”tir.
Dipnotlar
- Bkz. el-Buhârî, et-Târîhu’l-Kebîr 3/338; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr 5/71; el- Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ 4/182.
- “Allah adına kesilmeyen hayvanın etini yemeyin!” (En’âm sûresi, 6/121).
- Allah’ın adıyla.