insanın ebedî saadetine ve ahiret hayatına zarar verir, belki dünya hayatını da berbat eder. İnsan gençliğin bir-iki senelik zevkine bedel ihtiyarlıkta pek çok sene gam ve keder çeker.
Madem gençlik çoğu insana zarar veriyor, biz ihtiyarlar onun tehlikelerinden ve zararlarından kurtulduğumuz için Allah’a şükretmeliyiz. Her şey gibi, elbette gençliğin de lezzetleri gidecek. Eğer ibadete ve hayra sarf edilmişse o gençliğin meyveleri bâki kalıp ebedî hayatta insanın sonsuz bir gençlik kazanmasına vesile olur.
Sonra çoğu insanın âşık ve tutkun olduğu dünyaya baktım. Kur’an nuru ile gördüm ki, birbiri içinde “üç küllî dünya” var:
Birincisi: Cenâb-ı Hakk’ın isimlerine bakar, onların aynasıdır.
İkincisi: Ahirete bakar, onun tarlasıdır.
Üçüncüsü: Sadece dünyayı gaye edinen insanlara bakar, gafillerin oyun yeridir.
Bu dünyada herkesin hususi, koca bir dünyası var. Âdeta insanlar sayısınca dünyalar birbiri içine girmiştir. Fakat herkesin hususi dünyasının direği, kendi hayatıdır. Ne vakit bedeni zarar görse insanın dünyası başına yıkılır, kıyameti kopar. Gafiller, kendi dünyalarının böyle çabuk sona ereceğini bilmediklerinden, onu umumi dünya gibi sürekli zannedip ona taparlar. Benim de başkalarının dünyası gibi çabuk yıkılan, bozulan hususi bir dünyam var. Onun bu kısacık ömrüme ne faydası var, diye düşündüm. Kur’an nuru ile gördüm ki:
Hem benim için hem de herkes için bu dünya geçici bir ticaret yeri, her gün dolup boşalan bir misafirhane ve gelip geçenlerin alışveriş yapması için yol üstünde kurulmuş bir pazardır. Nakkaş-ı Ezelî’nin yenilenen, hikmetli bir yazboz defteridir. Her bahar O’nun yaldızlı bir mektubu, her yaz manzum birer kasidesi, isimlerinin cilvesini tazeleyen, gösteren aynaları, ahiretin fidanlığı, rahmetinin bir çiçek bahçesi ve bekâ âleminde gösterilecek levhaları hazırlamaya mahsus geçici bir tezgâhı mahiyetindedir. Dünyayı bu surette yaratan Hâlık-ı Zülcelâl’e yüz binlerce şükrettim. Ve anladım ki, kendisine, dünyanın ahirete ve Cenâb-ı Hakk’ın isimlerine bakan güzel içyüzüne karşı bir sevgi
Dipnotlar
- “Dünya ahiretin tarlasıdır.” mânâsındaki hadis için bkz. el-Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn 4/19; es-Sehâvî, el-Makâsıdü’l-Hasene s. 497; Aliyyülkârî, el-Esrâru’l-Merfûa s. 205.