Bu tercümanı konuşturan, rahmet sırlarını öğrenir, rahîmiyet ve şefkat nurlarını görür.
Beşinci Sır
Bir hadis-i şerifte buyrulmuş ki: إِنَّ اللّٰهَ خَلَقَ الْإِنْسَانَ عَلٰى صُورَةِ الرَّحْمٰنِ –ev kemâ kâl.
Tarikat ehli bir kısım zâtlar, bu hadisi iman esaslarıyla örtüşmeyen tuhaf bir tarzda tefsir etmişler. Hatta onlardan aşk ehli bazı kimseler, insanın manevî yüzüne Rahman’ın bir sureti olarak bakmış. Ehl-i tarikatın bir kısmında sekr, yani manevî sarhoşluk hali, aşk ehlinin çoğunda da istiğrak ve hakikatleri birbirine karıştırma gibi haller bulunduğundan, onlar hakikate zıt anlayışlarında belki mazur görülebilirler. Fakat aklı başında olan, inanç esaslarına aykırı mânâları kabul edemez. Yoksa hata etmiş olur.
Evet, bütün kâinatı bir saray, bir ev gibi muntazam bir şekilde idare eden, yıldızları zerreler gibi hikmetle ve kolayca çeviren, gezdiren, zerreleri itaatkâr memurlar gibi istihdam eden Zât-ı Akdes-i İlahî’nin ortağı, eşi, zıddı, dengi bulunmadığı gibi لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ sırrıyla, sureti, misli, misali, benzeri de olamaz. Fakat وَلَهُ الْمَثَلُ الْأَعْلْٰى فِي السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِۚ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ sırrıyla, örnek ve temsillerle icraatına, sıfatlarına ve isimlerine bakılır. Demek, örnekler ve temsiller, O’nun icraatı hakkında olabilir. Zikredilen hadis-i şerifin pek çok maksadından biri şudur: İnsan, Rahman ismini tamamen gösteren bir surette yaratılmıştır. Evet, daha önce söylediğimiz gibi, kâinatın simasında, bin bir ilahî ismin parıltılarından tezahür eden Rahman ismi görünür; yeryüzünün simasında Cenâb-ı Hakk’ın mutlak rubûbiyetinin sayısız cilvesiyle tezahür eden Rahman ismi gösterilir. Aynen öyle de, insan her şeyi içine alan kuşatıcı suretiyle küçük bir ölçekte, dünyanın ve kâinatın siması gibi yine Rahman isminin mükemmel bir cilvesini gösterir.
Dipnotlar
- “Şüphesiz Allah Teâlâ, insanı Rahman suretinde yaratmıştır.” Buhârî, isti’zân 1; Müslim, birr 115, cennet 28; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 2/244, 251, 315, 323, 434, 463, 519.
- “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla işitir ve görür.” (Şûrâ sûresi, 42/11).
- “Göklerde ve yerde en yüce sıfatlar Allah’ındır. O Aziz ve Hakîmdir: Mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir.” (Rûm sûresi, 30/27). Ayrıca Nahl sûresinin 60. ayeti de aynı hususu biraz değişik ifadelerle beyan etmektedir.