İçeriğe geç

Birinci Soru: Öküz ve Balık Hakkındadır

“Hocalar, yeryüzünün öküz ve balığın üstünde durduğunu söylüyor. Halbuki bilim, dünyanın uzay boşluğunda bir yıldız gibi gezdiğini gösteriyor. Ne öküz var ne de balık...”

Cevap: İbni Abbas (radiyallâhu anh) gibi zâtlara isnat edilen sahih bir rivayet var. Resûl-u Ekrem’e (aleyhissalâtü vesselam) sormuşlar: “Dünya neyin üstündedir?” Buyurmuş ki: اَلْأَرْضُ عَلَى الثَّوْرِ وَالْحُوتِ Bir rivayette de bir defa عَلَى الثَّوْرِ, bir defa da عَلَى الْحُوتِ demiştir. Hadis âlimlerinin bir kısmı, bu hadisi İsrailoğulları döneminden kalmış, eskiden beri nakledilen hurafe tarzındaki hikâyelere tatbik etmiş. Bilhassa sonradan Müslüman olan bazı İsrailoğulları âlimleri, Kur’an’dan önce indirilen semavî kitaplarda “öküz ve balık” hakkında gördükleri hikâyeleri hadise uyarlayıp hadisin mânâsını tuhaf bir hale getirmişler. Şimdilik bu meseleye dair gayet kısa üç “esas” ve üç “vecih” söylenecek.

Birinci Esas

İsrailoğulları âlimlerinin bir kısmı Müslüman olduktan sonra eski mâlumatları da onlarla beraber İslam toplumuna geçmiş, İslamiyet’e mal olmuş. Halbuki o eski bilgilerde yanlışlar var. O yanlışlar, elbette onlara aittir, İslamiyet’e değil.

İkinci Esas

Benzetme ve temsiller, havas tabakadan avam tabakaya geçtikçe, yani âlimlerin elinden cahillerin eline düştüğünde zamanla hakikat zannedilir. Mesela, küçüklüğümde ay tutulmuştu.

Anneme, “Ay neden böyle oldu?” diye sordum.

Dedi ki: “Yılan yutmuş.”

Dedim: “Hâlâ görünüyor?”

Dedi ki: “Yukarıda yılanlar cam gibi olur, içlerinde bulunan şeyi gösterirler.”

Bu çocukluk hatırasını çok zaman hatırlar ve: “Bu kadar asılsız bir

140