Sözün Özü: Cin ve şeytan hükmündeki inançsız, maddeci fikirler; yedi kıraat, yedi türlü okunuş tarzı, yedi mucize, yedi hakikat ve yedi esas üzere indirilen Kur’an’ın semâsının o yedişer tabakasına çıkamadıklarından ayetlerin yıldızlarında ne var ne yok bilmeden yalan yanlış haber verirler. Ve o ayetlerin yıldızlarından zikrettiğimiz deliller ve hakikatler gibi ateş topları başlarına düşer, onları yakar. Evet, cin fikirli felsefecilerin felsefesiyle Kur’an’ın semâsına çıkılmaz. Ayetlerin yıldızlarına ancak hakiki hikmetin miracıyla, iman ve İslamiyet’in kanatlarıyla ulaşılabilir.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى شَمْسِ سَمَاءِ الرِّسَالَةِ وَقَمَرِ فَلَكِ النُّبُوَّةِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ نُجُومِ الْهُدٰى لِمَنِ اهْتَدٰى
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
اَللّٰهُمَّ يَا رَبَّ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ زَيِّنْ قُلُوبَ كَاتِبِ هٰذِهِ الرِّسَالَةِ وَرُفَقَائِه۪ بِنُجُومِ حَقَائِقِ الْقُراٰنِ وَالْإِيمَانِ اٰمِينَ
Dipnotlar
- Bkz. Buhârî, fezâilü’l-Kur’ân 5, 27, tevhîd 53; Müslim, müsâfirîn 270; Tirmizî, kıraat 2.
- “Allahım! Peygamberlik semâsının güneşi ve nübüvvet feleğinin ayı olan Zât ile, doğru yolu tutanların hidayet yıldızları olan Âl ve Ashabına rahmet et.”
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32).
- “Ey göklerin ve yerin Rabbi olan Allahım! Bu risalenin kâtibi ile arkadaşlarının kalblerini Kur’an hakikatlerinin yıldızlarıyla ve imanla süsle, âmin...”